Kitabın başlarında kullanılan “roman içinde roman” tekniği sanırım daha önce görmediğim bir teknikti. Hem romana dair hem de romanın içindeki romana dair bir merak uyandırdı. Karakterimiz Mualla kitabı okurken ben de ona eşlik ettim ve birlikte merakla okuduk :)
İsminin hakkını veren kitaplardan biri “Bir tereddüdün romanı”. Gitmek-kalmak, ölmek-yaşamak, sevmek-sevmemek, evlenmek-evlenmemek, güvenmek-şüphe duymak… bizlerin de sürekli önüne çıkan tereddütlerdir bunlar. Ve tıpkı karakterler gibi ne yaparsak yapalım bu tereddütlerden kurtulamıyoruz biz de. Karakterlerin yerine düşündüğümüzde de bir karar veremiyoruz. Karar verememenin, iki uçta gidip gelmenin insanı oldukça yorduğunu görebiliyoruz kitapta. Tıpkı Vildan gibi, tereddütlerle boğuşarak ve hiçbir yere ait hissetmeyerek yaşıyoruz bazen.