Doğanın düzenini bozduk; doğayı düşmanmış gibi görmeye başladık. Nehrin yatağıyla oynadık, suyun akış yönünü değiştirdik. Ormanları kesip yok ettik. Hidroelektrik ve nükleer santraller kurduk. Hayvanları katledip soyunu kuruttuk. Şimdiyse, çorağa dönüştürdüğümüz toprakları bölüşemiyor ve birbirimizi yok ediyoruz. Oysa bu topraklar bizlere sadece mezar olacak, başka bir şey değil, dedi dedem.
Ayrılmıştık, hem de birbirimizi sevmemize rağmen, hem de aşkımız henüz bitmemiş olmasına rağmen. Sebebini elbette biliyordum, birlikte olmamız imkansızdı elbette anlıyordum. Mesele aklın kabul ettiğini, kalbe anlatmaktı. İşte onu beceremiyordum. Ayrılmıştık, lakin sen her zaman, her yerde yanımdaydın.