öküz gibi kızmamak ama bir çiçek gibi kırılmak...Kızmak gibi kaba bir duygu yerine, narin bir kırılganlık sarmıştı bugünlerde etrafı. Galiba bir modaydı bu. Kızmayıp kırılan bir grup insan, kavgaların finalini gittikçe zora sokuyordu. Hayat gibi diri diri kızmak varken, masal gibi süklüm püklüm kırılıyorlardı. Salyalar akıtan değil, kabuğuna çekilen magrur bir duyguyu daha çok yakıştırıyorlardı kendilerine. Resmen kolaycılıktı bu.
Midori adındaki o kıza karşı güçlü bir çekim hissediyorsanız, ona dogal olarak âşık olmuşsunuz demektir. İşler iyi de gidebilir, gitmeyebilir de. Ama aşk böyledir. İnsan sevince, kendini bu sevgiye bırakması doğaldır. Ben buna inanıyorum. Bu içtenliğin de bir gereği.
Bence her şeyi fazlasıyla ciddiye alıyorsunuz. Birini sevmek olağanüstü bir şeydir ve bu sevgi eğer gerçekse, kimse içinden çıkılamayacak bir labirente düşmez. Kendinize daha çok inanmak zorundasınız.