Bilimle mistizmin ortak bir yanı var çünkü. Her ikisi de evrende bir düzenin varlığını kabul ediyor. Görünenin ötesinde gizli, derin bir anlam , farklı bir gerçek olduğuna inanıyor. Mistik bunun akılla değil, gönül yoluyla (batini) sezilebileceğine inanırken, bilim adamı bu gerçeğe akılla, mantıkla, gözlemle, deneyle, akıl yürüterek (zahiri) ulaşmaya çalışıyor.
Duyguları güçlü, iç dünyaları zengin ve zeki insanlar sever şiiri. Çünkü onlar şiirin içinde bir yerlere saklanan duyguları bir bir keşfetmeyi, yakalamayı, bu farklı renkteki duyguları tanımayı bilirler.