“Dışardan bakınca hep çok meşgul görünürdü. Çok önemli işleri vardı, hesapta sürekli bir yerlere yetişmesi gerekiyordu fakat aslında boşluktaydı.
….. işin üzücü tarafı ne kadar çabalarsa çabalasın o insanların arasında kendisini yabancı hissediyordu.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Ne olursa olsun korktuğunu belli etmeyecekti çünkü annesi böyle öğretmişti. ‘ Öfkeni,neşeni, korkunu ve nefretini yabancılara göstermeyeceksin. Gösterirsen zayıf noktandan yakalayıp seni istismar ederler’ derdi Melek hanım. Annesinin sözünden çıkmayı doğru bulmayan Harika, tam olarak anlamasa da bu kurala uymaya çalışırdı. Ağlamamak için yumruklarını sıkıp acıtana kadar yanağının içini ısırması bundandı.”
“Hiç beklemeden evlendiler. Hikayelerin gücünü bilen Melek hanım, sanki doğduğu günden beri hayalini kurduğu eş, Veysel adındaki bu gençmiş ve sonunda ona kavuşmuş gibi bir masal uydurdu. Bu masalı o kadar çok insana, o kadar ikna edici teferruatla anlattı ki bir süre sonra kendi de ikna oldu.”
“Tavşan, ‘Kederlenme boşuna Ayşe kız’ dedi. ‘İyi insanlar, iyi hayvanlar, iyi bulutlar hiçbir zaman kaybolmaz. Seven ölmez. Bak hele havuza!’ Ayşe kız bir de ne görsün? Demin yağan yağmurla ağzına kadar dolan havuzun üstünden mavi bir buğu yükseliyor güneşin altın ışıkları altında.”