“… fakat gözyaşlarımızdan utanmamızın gereği yoktu; çünkü gözyaşları insanın cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesaretine sahip olduğunun kanıtıdır. “
“Dışardan bakınca hep çok meşgul görünürdü. Çok önemli işleri vardı, hesapta sürekli bir yerlere yetişmesi gerekiyordu fakat aslında boşluktaydı.
….. işin üzücü tarafı ne kadar çabalarsa çabalasın o insanların arasında kendisini yabancı hissediyordu.”
“Ne olursa olsun korktuğunu belli etmeyecekti çünkü annesi böyle öğretmişti. ‘ Öfkeni,neşeni, korkunu ve nefretini yabancılara göstermeyeceksin. Gösterirsen zayıf noktandan yakalayıp seni istismar ederler’ derdi Melek hanım. Annesinin sözünden çıkmayı doğru bulmayan Harika, tam olarak anlamasa da bu kurala uymaya çalışırdı. Ağlamamak için yumruklarını sıkıp acıtana kadar yanağının içini ısırması bundandı.”
“Hiç beklemeden evlendiler. Hikayelerin gücünü bilen Melek hanım, sanki doğduğu günden beri hayalini kurduğu eş, Veysel adındaki bu gençmiş ve sonunda ona kavuşmuş gibi bir masal uydurdu. Bu masalı o kadar çok insana, o kadar ikna edici teferruatla anlattı ki bir süre sonra kendi de ikna oldu.”