Damlanur Kuru

Damlanur Kuru
@DamlanurKuru
“…’ama hepsi, az gider, uz giderler, dere tepe düz giderler, bir de dönüp arkalarına bakarlar ki, bir arpa boyu yol gitmişler…’ Az gidip, uz gidip, dere tepe düz gidip, arkaya dönülüp bakılınca bir arpa boyu yol gidildiğini görmek yok mu, işte bu, benim küçük kafamın bir türlü almadığı nesneydi. … tam az gittik yerine gelince sözü ben alıyorum, sesime inanışın sesini katarak şöyle diyorum: çok gittiler, dere tepe yok ettiler, bir de dönüp baktılar ki görünmüyor kalkılan yer!..” Bazen bir arpa boyu yol gittik sanıp ne çok yol yürüyoruz :)
Sayfa 10 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
“Dünyanın adil ve öngörülebilir olduğuna ve düzenli bir dizi yasaya uyduğuna inanma ihtiyacı duyarız; çünkü aksi takdirde başımıza her türlü şeyin gelebileceği kaotik, kabusu andırır bir dünyada yaşıyoruz demektir. Ki bu da elbette doğrudur. Fakat katlanılmaz bir doğru. Bu yüzden de yüksek dozda inkara başvururuz ve dünyanın güvenli ve bilinebilir bir yer olduğu mitine halel gelmesin diye kendi değer duygumuzu dahi kurban veririz. …’Neden ben?’ Sorusuna cevap yoktur. Rastgele olaylar her zaman olur. Öyleyse, kuralları çiğneyin. Tabaktaki son bisküviyi alın. Görün bakalım neler olacak.”
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Doğrusunu isterseniz pek çoğumuz zaman zaman pasif agresif davranırız ve bu genellikle insanları memnun etmeyi veya onaylarını almayı gerçekten istediğimiz ama aynı zamanda bu hissin üzerimizde ciddi kontrol sahibi olmaları anlamına gelmesinden korktuğumuz durumlarda olur. Bu psikoterapistlere göre korkudan kaynaklanır; ama Freud muhtemen ‘Hayır!’ diye bağıracaktır ve bunun öfkeden, geçmişte birlikte yaşadığınız ve sizden kendi kurallarına göre yaşamanızı istemiş aşırı kontrolcü birine karşı duyduğunuz öfkeden kaynaklandığını söyleyecektir. ‘Hey Allahım’ demeniz mümkündür.” Sarcasm’ı çok yapan birisi olarak freud haklı diyorum djdjdj :)
Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Pasif agresif davranış sergileyen biri kendini doğrudan ortaya koymanın felaketlere kapı araladığına inanır. Biriyle açıktan anlaşmazlığa düşerse özerkliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını düşünür. Bu paradoksaldır çünkü özerkliğimizi genellikle başkalarıyla hemfikir olmayarak pekiştiririz. Bu sebeple de pasif agresif kişi uzlaştığı izlenimi verirken bir yandan kendi özerkliğini ileri sürmek için uzlaşmamalıdır. Aaron Beck’e göre buradaki iki asli düşünce şunlardır :’ Kimse tarafından kontrol edilmemeliyim.’ ve ‘uymak kontrolü kaybetmek demektir.’ Bu iki düşünce bir araya geldiğinde kişi uyum sağlaması gereken bir konumdayken bile bir uyum göstermeme konumuna düşebilir.”
Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
“Sadece şaka yapıyordum!”
“İster insanlar olsun ister olaylar olsun hayatta karşılaştığımız her şeyi bize verebilecekleri yarar ve zarar üzerinden değerlendiririz ve bu da içimizde belirli bir duygunun doğmasına yol açar. …Ne olup bittiği ve bizi nasıl etkileyeceğiyle ilgili bilişsel bir muhakemede bulunuruz( birincil değerlendirme); ardından buna duygusal bir tepki veririz (ikincil değerlendirme), burada zamansal bir sıralama söz konusu değildir. Tüm bunlar olaylarla ilgili yargılarımızı gayet açık kılıyor; ta ki bir gün sokakta dolanırken yanınızdan geçen bir bisikletli ‘ Vay ceketin de pek şıkmış, hırt!’ diye bağırıncaya kadar. Hem birincil hem ikincil değerlendirme sistemimizde bir karışıklık oluşur, bilişsel sisteminiz bir iltifatı işaret eder ama ya size hırt diye hitap edişi? Başınıza gelen iyi midir kötü mü? Bilgi için duygularınıza başvurursunuz; onlar da sevinmeden utanmaya ve yine sevinme arasında gelgitler yaşamakta ve genel bir kafa karışıklığı hissinde karar kılmaktadır.”
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor