Her toplumsal sınıf, kendi yaşamı açısından herhangi bir öneme sahip olmayan erdemler üzerine ahkam kesiyordu. Zenginler tutumluluğun öneminden dem vururken, işsiz güçsüzler emeğin yüceliği üzerine afili laflar ediyordu.
"Bu işleri anlamıyorum, diye düşündü. Ama güneşi ya da ayı veya yıldızları öldürmeye kalkışmak zorunda olmamamız güzel. Denizde yaşayıp gerçek kardeşlerimizi öldürmek kâfi."
"... Yalnızca artık şansım yok. Ama kim bilir? Belki bugün olur. Her gün yeni bir gündür. Şanslı olmak daha iyidir. Ama ben titiz olmayı yeğlerim. O zaman şans yüzüne güldüğünde hazır olursun."