Osmanlı tarihini biraz basite indirgeyerek anlatmış. Tamamen savaşlar, anlaşmalar ve ıslahatlardan bahsedilmiş. Okurken sıkılmadım. Saray entrikaları, harem kısmı anlatılmamış.
Çok güzel ve bir o kadar da acıklı bir hikaye... İnsanı üzen şey ise gerçekte yaşanmış bir olay olması. Küçük yaşta cinsel sapkınlıklara, şiddete maruz kalmış bir Melek...
Ters köşe yapan bir kitap. Sonlara doğru şaşırtan olaylarla karşılaşıyor insan. Hiç böyle bir son beklemiyordum. Dili sade ve sürükleyici. Çok beğendim.
Kitabın başından sonuna kadar merakla ve sıkılmadan okuyacağınız bir kitap. Hasan Sabbah'ın kurduğu ütopik cennet, ona ölümüne bağlı hurileri ve fedaileri, sivri zekası ile tesiri altında bırakması... Kitap bittiğinde üzüleceğinize eminim.
Ömer Hayyam, Nizamülmülk, Hasan Sabbah etrafında dönen hikayelerden oluşan akıcı ve merak uyandırıcı bir roman. İkinci kısım Ömer Hayyam'ın kayıp Rubaiyat'ının yüzyıllar sonra tekrar ortaya çıkışını ele alıyor. Fakat okurken yazarın taraflı olduğunu düşünmeme sebep olan yerler var. Türkler ile ilgili olumsuz, yer yer küçük düşürücü cümleler mevcut. Bu sebeple bu kitabı okurken yazılan herşey doğrudur diyemiyor insan. Araştırmaya sevk ediyor. Düşündürüyor. Okuyan herkesi memnun etmeyeceği düşüncesindeyim. Tartışmalara açık bir kitap.