Sırf birisini kaybetmek istemediğin için daha fazla anlayışlı ve affedici olmaya çalıştıkça, karşındakine de hak vermeye, düzeltir sanarak konuyu kapatmaya çalıştıkça, kimse seni kaybetmekten de incitmekten de korkmamaya başlıyormuş. Hayattan aldığım en büyük derslerden biri de bu…
Artık genel olarak insanlara karşı sabrım kalmadı. Herkes duyarsız, herkes bencil, herkes kendi konforunun peşinde. Kimsenin kimseye ayıracak vakti yok ama sosyal medyada harcayacak saatleri var. Her şey gösteriş, her şey laf kalabalığı. “Nasılsın?” diye soruluyor ama cevabın kimseyi ilgilendiği yok. Dinlemek yok, anlamaya çalışmak yok. Herkes konuşuyor ama kimse duymuyor. Samimiyet yerini nezaket maskelerine, ilişkiler de çıkar hesaplarına bırakmış durumda. İnsanlar birbirini gerçekten tanımaktan, emek vermekten kaçıyor. Sonra da herkes neden bu kadar yalnız, neden bu kadar öfkeli diye şaşırıyor. Bu yüzeysellik, bu umursamazlık insanı içten içe tüketiyor. Üzüyor bu durumlar çünkü bu kadar kalabalığın içinde bu kadar boşluk olmamalıydı.
youtube.com/watch?v=m51BCFb...
İnsanlar duyarsızlıktan şikâyet ediyor ama çoğu zaman fark etmeden onun bir parçası oluyor. Çünkü empati anlatmakla değil, davranışla belli oluyor!!! O yuzden insan ilk önce kendini sorgulayabilmeli...