Yalnızlık kimine göre hasta insanın kaçışıdır. Kimine göre de hasta insanlardan kaçış.
Friedrich Nietzsche
Biyoloji, Sosyoloji
Bedenim, dünya denen mezarlıkta yürüyen bir yankı sadece. Ruhumsa çoktan başka bir yerde zamanın unuttuğu, ışığın ulaşamadığı, isim verilmeyen bir boşlukta… Orada gölgeler konuşur, sessizlik düşünür; ve ben oradayım, olmayan bir benlikle.
Hasan Ali Toptaş’ın Kayıp Hayaller kitabı, insanın iç dünyasındaki sessiz fırtınaları, geçmişin gölgeleriyle yüzleşme hâlini ve kelimelerin ardına saklanan derin bir hüznü anlatır. Yazar, her zamanki gibi zamanı eğip büker; gerçekle hayalin sınırlarını siler, okuru kendi iç labirentine davet eder.
Toptaş’ın dili bir nehir gibi akar — ağır, dingin ama derin. Karakterler, sanki kendi içlerinden konuşur; bazen bir çocukluk anısı, bazen bir rüya kırıntısı şeklinde çıkar karşımıza. Kayıp Hayaller, sadece bireysel bir arayış değil, aynı zamanda bir toplumun sessiz çöküşünün de hikâyesidir.
Yazarın ustalığı, anlattıklarından çok anlatmadıklarında saklıdır. Her sayfa, suskunluğun içinde yankılanan bir çığlık gibidir. Bu kitap, hayal kırıklığının bile bir güzelliği olabileceğini fısıldar; çünkü bazen kaybettiğimiz şeyler, bizi biz yapar.