Caner

Caner
@Darkness76
Keşan
Iğdır, 8 Ağustos 1997
9 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Martin hayatın bu son lütfu için şükran duydu. Kollan ve bacaktan yorulup artık hareket edemez hale gelene dek, aşağı, daha aşağı yüzdü. lyice derine indiğinin farkındaydı. Kulak zarının üzerindeki basınç acı vericiydi ve kafasında bir uğultu vardı. Tahammülü azalmaya başlamıştı ama kollan ve bacaklarını, onu derine çekmeleri için zorladı. Ta ki azmi kırılıp, ciğerlerindeki hava patlarcasına boşalana değin. Yukan çıkan hava kabarcıktan, yanaklarının ve gözlerinin üzerinden küçücük balonlar gibi geçti. Sonra acı ve boğulma başladı. Bu acı, ölüm değildi; bilincini kaybederken zihninde savrulan düşüncelerdi. Ölüm acı vermezdi. Bu yaşamdı; içindeki berbat tıkanma hissi, yaşamın ıstırabıydı. Yaşam ona son bir darbe vuruyordu. Elleri ve ayaklan inatla kasılmaya, güçsüzce çırpınıp titremeye başladılar. Ama Martin elleriyle ayaklanm ve onlann böyle çırpınıp titremelerine yol açan yaşam arzusunu kandırmıştı. Çok derinlerdeydi. Onu asla yüzeye çıkaramazlardı. Bir hayaller denizinde kayıtsızca yüzer gibiydi. Renkler ve ışıklar onu sanyor, içine nüfuz ediyordu. O da neydi? Bir deniz fenerine benziyordu. Ama aslında beyninin içindeydi; yanıp sönen parlak, beyaz bir ışık. Giderek daha hızlı yanıp sönmeye başladı. Uzayıp giden bir gümbürtü duydu ve geniş, çok yüksek bir merdivenden yuvarlandığını sandı. Aşağıda bir yerlerde, karanlığa düştü. O kadanm biliyordu. Karanlığa düşmüştü. Bunu bildiği anda, artık bir şey bilemedi.
Sayfa 419·Kitabı okudu
Reklam

Caner

, bir kitap okudu
8/10
·517 syf.·
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2025 164. kitabı
Jack London
8.9/10 · 135bin okunma
Aşkı ve hayatı pek çok sevmekten, Umuttan ve korkudan azade yiz artık Şükür olsun meçhul Tanrılar ki Hiçbir hayat sonsuz değil; Ôlüler hiç dirilmiyor; En yorgun nehir bile sonunda Güvenle denize dökülüyor.
Şiir
Vah zavallı, güzel kafa. Ruth böyle diyerek, elini uzatıp, parmaklarım onun saçında gezdirdi. - Artık kafam yorma. Gel şimdi yeniden başlayalım. Seni her zaman sevdim. Annemin arzusuna boyun eğerek zayıflık gösterdiğimi biliyorum. Öyle yapmamalıydım. Ama konuşmalarında, insanlığın hatalarından ve zayıflıklarından büyük bir sevecenlikle bahsettiğini duyuyorum. O sevecenliği bana da göster. Hatalı davrandım. Beni affet. Martin sabırsızca: - Ah, affediyorum, dedi, aslında ortada affedecek bir şey yokken, affetmek kolaydır. Yaptığın hiçbir şey için af dilemene gerek yok. İnsan kendi bakış açısına göre hareket eder, bundan başkası elinden gelmez. Ben de bir işe girmediğim için senden af dilemeliyim. Ruth karşı çıktı: - Senin iyiliğini istiyordum. Seven insan, sevdiğinin iyiliğini ister.
Sayfa 402·Kitabı okudu
- Gel lokale gidelim. Yarım saat önce geçirdiği iç kanama sebebiyle bitkin durumda olan Brissenden, böyle diyordu. Bu son üç günde geçirdiği üçüncü kanamaydı. Elinden düşürmediği viski bardağını, titreyen parmaklarla ağzına götürüyordu. Martin: - Sosyalizmle ne işim olur benim? diye sordu. Brissenden: - Dışarıdan gelenlerin beş dakikalık konuşma yapmasına izin var, dedi, içindekileri dök ortaya. Onlara sosyalizmi neden istemediğini anlat. Onlar ve işçi mahallesi ahlakları hakkında ne düşündüğünü söyle. Burunlarına Nietzsche'yi daya da seni bir temiz pataklasınlar. Kavga çıkar. Bu onlara iyi gelir. Tartışmak istiyorlar; sen de istiyorsun bunu. Anlasana, ölmeden önce senin bir sosyalist olduğunu görmek istiyorum. Bu sana var olmak için bir sebep verir. lleride yaşayacağın hayal kırıklıklarının tek ilacı, sosyalizm olacaktır. Martin: - Onca adam arasında neden sen sosyalist oldun, bir türlü anlayamıyorum, dedi, işçi yığınları senin estetik ruhuna hitap etmez ki. Brissenden'ın tekrar doldurduğu viski bardağını, suçlayıcı bir tavırla işaret etti: - Hem sosyalizmin seni kurtaracağı da yok.
Sayfa 335·Kitabı okudu