Abdullah b. Mübarek, Müslümanlarım fiili cihatta bulundukları bir dönemde Mekke'de ibadetle iştigal eden Fudayl b. İyaz'a cepheden şu satırları yazdı: "Ey Haremeyn (Mekke-Medine) de ibadet ettiklerini sanan(lar), Bizini na sıl bir ibadet içinde olduğumuzu bilseydin(iz) gerçekten sizin yaptığınızın bir oyalamadan ibaret olduğunu fark ede-cektin(iz). Sen/siz yanaklarını(zı) göz yaşların(nız)la asia tırken, bizler yanaklarımızı kan ile süslemekteyiz."Fudayl mektubu almış ve hürmet-i kemal ve gözyaşlarıyla öperek kendisine hak vermişti. Fudayl, en mübarek yerde ibadet ediyordu. Hem de tek rekatının diğer yerlere göre 100 bin rekattan daha faziletli olduğu yerde ibadetle meşguldü. Fakih Abdullah b. Mübarek ise, Müslümanların fiili cihatta bulundukları bir dönemde Kabe'de ibadet etmeyi bir oyalama olarak değerlendirmiştir. Abdullah b. Mübarek'in mektubu hangi konulara öncelik verilmesi gereğini ifade eder. İbn Mübarek, aynı dönemde fıkhi bazı konulara gark olmuş bir arkadaşını, "cihat ortada iken, ömrünün çoğunu zihar, ila vs. konularla geçirdin." sözleriyle tenkit etmiş tir. Bu örnekler. İbn Mübarek'in iki hayır vaya ibadetten en hayırlı olanı tercih ettiğini göstermektedir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendime bakıyordum: Ben, hayatın anlamını anladığım sürece yaşıyordum. Öbür insanları olduğu gibi, bana da hayatın anlamını ve yaşama imkanını inanç vermişti.
Davet, yalnız İslâm toplumunun değil, tüm insanlığın bekasıyla yakından ilgili bir faaliyettir. Her ümmetin tanındığı bir meziyeti vardır, İslâm ümmetinin de tanındığı en önemli özelliği, insanları hayra ve güzelliğe davet etmesidir.
İslâm ümmeti bu özelliğiyle en hayırlı ümmet olma vasfına sahip olmuştur.