Derya

Derya
@Dayraderler
Küçük bir kitabın kurdu olarak yaşamı devam ediyor
Acil Tıp Teknisyeni
İstanbul
21 Şubat
85 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Hayvan Çiftliği
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
“İnsan ürün vermeden tüketen tek canlıdır.” George Orwell’ın 1945’de yayımladığı dank tarzındaki siyasi romanı. Siyasi hiciv romanı Stalin’i ve kapitalizmi eleştirmektedir. Dayracası; Güç ve makam sahibi herkesin bu yolda edindiği basamakları kullanarak yaşadığı güç zehirlenmesini anlatan bu kitap,ciddi anlamda akıcı bulduğum siyasi bir roman. Son derece başarılı distopik bir yapıt. Şimdi Bay Jones tarafından yönetilen Beylik Çiftliği,çiftliğin hayvanları tarafından ele geçiriliyor ve adını ‘Hayvan Çiftliği’ olarak değiştiriliyor.Çiftliğin en akıllıları domuzlar olarak belirleniyor ve biri başlarına geçiyor.Kendilerine 7 tane emri belirliyorlar ve bu emirlerin kimse değiştiremez,aşamaz. Emirler; 1-iki ayaklı canlılar düşmandır 2-dört ayaklı canlılar dost ve müttefiktir 3-hayvanlar asla giyinemez 4-hayvanlar asla yatakta yatmayacak 5-hayvanlar asla içki içmeyecek 6-hayvanlar hayvanları öldürmeyecek 7-bütün hayvanlar eşittir İşler böyle ilerlerken içlerinde bir savaş veriyorlar. Tabi bundan önce insanlar gelip ele geçirilen bu çiftliği kurtarmaya çalışıyor. Peki kim kazanır? İnsanlar mı? Hayvanlar mı? İç savaşlarında ne mi oluyor? Ortalık iyice karışıyor. Kitap sıkı bir siyasi eleştiri. İnanın mükemmel akıp gidiyor. Ve ne yazık ki hayvan betimlemelerine yer verilse de biz insanların mahkum edildiği düzeni,verilen örnekler ve sorunlarla anlatan müthiş bir kitap. Okuyun okutun. Tavsiyedir der yorumlarınızı öğrenmek isterim. Kitaplarla kalın…
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Derya

, bir kitap okudu
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
George Orwell
8.6/10 · 296,9bin okunma
Simyacı
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
“Herkes kendi düşlerini aynı şekilde göremez;kendince görür.” İspanya’dan Mısır Piramitleri’ne hazine arayamaya giden çoban Santiago’nun öyküsü. Santiago,ailesinin istediği mesleği yapmayı reddederek bir çoban oluyor ve koyunları ile beraber dünyayı gezmeyi planlıyor. İki kez rüyasında Mısır Piramitlerinde hazine olduğunu görünce bu hazinenin varlığına inanıyor ve mistik bir yolculuğa çıkıyor. Dayracası; Merhaba,öncelikle isteğimdir eğer linç yemeyeceksem samimi bir görüş bildireceğim. Şimdiiiiii bu popüler kitabımızı aldık okuduk büyük beklenti ile. Kime sorsam ‘aman öldük bittik muhteşem’ dedi. Bende dedim ki bir de ben bakayım nedir bu denli muhteşem olan. Öncelikle kitap güzel inanın. Mistik akıcı bir dil ve size her cümlede anlamlar çıkaracağınız dersler veriliyor. Aslında konu ana karakterin yaptığı Mısır yolculuğunda kendinizi ve hayallerinizi gerçekleştirmek için ayrıca bir bilgeliğe ereceğiniz güzel bir konuya varıyor. Yazar derin anlamlar çıkaracağınız bu kitabı anlayabilmemiz adına biraz öyküleştirmiş. Yani biraz da masalımsı. Tabiiiiiii… Bana garip gelen yönleride paylaşmayı borç bilirim. Şöyle ki; kitapta herşey filozof edasıyla geldi karşıma. Esnafı tüccarı hepsi bir filozof Atakan. Bir yerden sonra Şahika Koçarslanlı olup ‘amca bir sus be’ diye bağırdım. Ayrıca kitapta şöyle bir cümle geçti ‘koyunlar kitaplardan daha öğreticidir’ Ne? Sonra dedim ki hayır demek istediği demek istediği çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Meselesine göndermedir ya. Neyse ana karakter yolculuk yapacak bir bakıyoruz herkes bir filozof akıllar akıllar. Tabi çok güzel dersler alacak yerler var bakın yok değil inanın kitabı beğendim ama bu kadar abartılması beklenti oluşturup sonra karşılayamaması ortada bıraktı beni üç çocukla sanki. Ne diyordum,kitap çok beklentiye girmezseniz
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Böğürtlen Kışı
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
“Kendi kendimi affetmeye ihtiyacım vardı.” Kitap 1933 yılının karlı bir mayıs ayında oğlu Daniel’i kaybeden Vera’nın oğlunu bulmak için girdiği tüm mücadeleyi ve bu mücadele de karşılaşacağı istenmedik olayları anlatıyor. Hevesle okuyacağınızdan eminim. Fakat uyarıyorum! Hüzün verici olacak… Dayracası; Mevsimsiz görülen soğuk hava olaylarına “Böğürtlen Kışı” denirmiş. Bilmiyordum. Kitap bir annenin evladını bulmak için uğraşırken, kendini kaybetmemek için de olan direnişini anlatıyor. Kitap 80 sene önce yaşanan bu doğa üstü olayı araştırırken Vera’ya ve onun kayıp oğluna ulaşan günümüz karakteri Clair’den destek alıyor. Kitap ağır dillerden bunaldığınız an rahatlatıcı ve akıcı diliyle size iyi gelecektir. Geleni itibari ile sevdiğim bir kitap. Merak uyandırıyor ve gerçekten akıcı. Her ne kadar kapağına bakıp ismini gördüğümde şeker tadında bir hikaye okuyacağımı düşünsem de,inanın öyle olmadı. Duygular şelale… Gizem,dram,hüzün,aşk,dostluk… Herşeyi bulacak ve geçmiş ile günümüzün birleştiği yerde ters köşe olacaksınız. Kitap bittiğinde gerçek hayata benden daha hızlı dönmeniz dileğiyle… Ben biraz zorlandım… Kitaplarla kalın…
1000Kitap
Böğürtlen KışıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201144,9bin okunma