Melchior Troffea karısıyla kalın ve alçak bir sesle konuşuyor. Karısının bir ninniye ihtiyacı olduğunu düşünerek kulağının di binde güzel bir suyun kadife gibi akışını fısıldıyor. Ama hiçbir şey, annelik suçu işleyen genç karısının mahzunluğuna derman olmuyor. Enneline yazgısından hiç uzaklaşmıyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bana hiçbir şey yapamazlar," dedi Piskopos kendinden emin. "Sadece küçük çaplı hırsızlar darağacına gider. Örümcek ağına tatarcıklar yakalanır, ama büvelek asla."
"Strasbourg'un kendi Yahudi halkına karşı davranışını size hahrlatmamı ister misiniz? Büyük meclisin bütün burjuvaları Yahudilere o kadar çok borçlanmıştı ki nasıl geri ödeyeceklerini bilemiyorlardı, sonra akıllarına bir fikir geldi. Bir Aziz Valentinus günü, şehirdeki bin altı yüz Yahudi, şehir merkezindeki Yahudi mezarlığına yerleştirilen odun yığınları üstünde yakılarak öldürüldü, böylece belediyenin seçilmişleri hiçbir borçlarını ödemek zorunda kalmadılar. Bana getirilen ve tabağımın altına sokuverdiğim şu küçük buruşuk kağıt parçasına bakın Ammeister. O zaman elbette siz daha meclisin başında değildiniz ama hafızanızı tazelemek için göstereyim gene de . . . "
"O halde anlıyor musunuz, Strasbourg şehrinden alınacak dersleri..." diye sözlerini sürdürüyor Piskopos, "Sorun vardı. Artık sorun yok. İstediğiniz bu değil miydi?"
"Luther yandaşları, bizim dansçıların bir haftayı aşkın bir süredir geri dönmediğine şaşırarak büyük çapta bir başka yahni olasılığından dem vuruyorlar. . . Bu da kilise mutfağının pişirdiği bir başka yemek olabilir mi Piskopos Hazretleri?"