Modern akıl, tarıma geçişi insanlığın büyük bir sıçraması ve kurtuluşu olarak pazarlarken, gerçek avcı-toplayıcılar doğanın kendilerine bedelsizce sunduğu bolluk karşısında tarımın getirdiği kölece çalışmayı mantıksız bulmuşlardır. "Bulduğun yerde ye" felsefesi, sadece yiyecek toplama stratejisi değil, aynı zamanda cinselliğin de anlık, mülkiyetsiz ve kuralsızca yaşandığı prehistorik yaşam tarzının özetidir. Tarım ise geleceği planlama, stoklama ve mülk edinme kaygısıyla hem toprağı hem de kadının rahmini çitle çeviren baskıcı bir zihniyetin başlangıcıdır.