Butterfly

Butterfly
@Deepdark
46 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Reklam
“Yaşınız genç bu yaşam tarzı hoşunuza gider gibi geldi bana.” Evet, diye karşılık verdim ama aslında benim için farketmediğini de söyledim. Hayatınızda bir değişiklik yapmak hoşunuza gitmez mi, diye sordu. Ben de insanın hayatını hiç değiştirmediğini, her hayatın az çok aynı olduğunu, buradaki hayatımdan hiç şikayetçi olmadığımı söyledim.
Sayfa 44 - Can
Alıntı
Ayşe’yi aklayan âyetler uzun solukta muhafazakâr Müslüman din adamları tarafından çok farklı bir şekilde yorumlanacak ve ilk başta niyet edildiğinin tam aksi şekilde kadınları aklamak için değil onları suçlamak amacıyla kullanılacaktı. Tecavüz yoluyla zina işlenmesi durumunda kadının fiilen imkânsız bir işi becerip lehine dört şahit bulması halinde, isnât edilen suç geçersiz sayılır diye iddia edeceklerdi. Bunu yapamadığı takdirdeyse korkunç bir fasit daire devreye girecekti; tecavüzle suçlanan kişi suçsuz ilân edilecek ve suçlayan ise yalnızca iftirayla değil aynı zamanda zinayla cezalandırılacaktı çünkü zina isnadıyla kadın yasak cinsel ilişkide bulunduğunu bizzat ifâde etmiş oluyordu. Sonuç olarak Ayşe’nin aklanmasının kaderinde ileride kendinden sonra sayısız kadının aşağılanmasına, susturulmasına,öldürülmesine temel oluşturmak vardı.
Sayfa 279 - Kitabix
Alıntı
Tek bir tanrı’ya inancı tanımlayan “monoteizm” veya tek tanrıcılık terimi on yedinci yüzyıla dek mevcut değildi, İngiliz filozof Henry More tarafından ortaya atıldığındaysa çok daha kapsamlı ve esnek bir tek tanrıcılık fikri iki bin yıldan hayli uzun bir süreden beri gündemdeydi. Tarihçi James Carrol’ın da dikkat çektiği üzere, MÖ altıncı yüzyılda Yahudi İncili’nin aslında büyük kısmını kaleme alan Babil’den sürülmüş olan Yahudi yazıcılar “tek Tanrı” kavramını belirli bir kimlikten çok birliğin ifâdesi gibi algılamışlardı. İsrail topraklarının Tanrısı Yahveh’in kişiselleştirilmiş hâli de evrensel Tanrı ile tanımlanamaz olanı ve Mekke’de Allah diye bilinen Elohim’i yarattı. Carrol tek Tanrıcılığın bu eski ve daha kapsamlı kavramında, “Bu insanların Tanrısı bu tüm insanların Tanrısıdır, bir kabile kavim veya kavimler gurubuyla değil, var olan her şey ile ilintilidir. Dolayısıyla Tanrı ‘bütün karşıtlıkların barışması’ haline dönüşüyor .” diyordu.
Sayfa 214 - Kitabix
Alıntı