Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Reklam
9/10
·80 syf.·
2024 4. kitabı
Kitabı gerçekten çok beğendim. Fazla uzatmadan ve detaylandırmadan şunu söylemem yeterli olacaktır. Kitap mı okudum yoksa canlı canlı boks maçı mı izledim? hiç farkı yok diyebileceğim derecede bir anlatım gücü var Jack London’ın. Ayrıca boks maçı dışında geçen gündelik hayat ve ilişkileri de çok başarılı aktarmış bizlere, insanların diyalogları ve düşünceleri de inanılmaz işleniyor kitapta. Tavsiye ederim kısa ve okuması keyifli bir kitap.
OyunJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,667 okunma
9/10
·72 syf.·
2024 2. kitabı
Jack London’ın okuduğum ilk eseri oldu. Yazarın anlatım gücü çok yüksek ama çevirmen Levent Cinemre’nin hakkını yememek lazım. Çevirisini çok başarılı buldum; bu kabiliyetiyle kitabı anlaşılır kılıyor. Konuya dönecek olursam; günümüzden yüz yıl önce yazılmış ama yazarın bugün, günümüz hakkındaki tahminlerinin tutarlılığı beni çok şaşırttı. Ayrıca günümüzün popüler kıyamet sonrası dizi ve filmlerine de öncülük ettiğini düşünüyorum. İçerisinde The Walking Dead dizisinden bazı sahneleri tekrar izlemiş gibi oldum. Kitap konusu ve akıcılığıyla, son zamanlarda yaşadığım “Reading Slump” sendromunu da kırmama yardımcı oldu. Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Mustafa Kemal 17 Mart 1923 tarihinde Tarsus'ta, çiftçilerden Ramazan Ağa'nın kutlama sözlerine karşılık bir konuşma yapmıştır: "Bu akşam, hayatımın en mutlu gecelerinden birisidir. Çünkü bu akşam, halkımızın çoğunluğunu oluşturan çiftçilerimizle bir masa basında bulunmaktayım. Biz bu masa başında onların emeğiyle elde edilmiş bir ekmek yiyoruz. Mutluluğu elde etmek için iki vasıta vardır: Biri silah; öteki de sabandır. Yalnız silahla başarıya ulaşan bir millet, günün birinde sefil ve acınacak bir duruma düşer. Ancak sabanla elde edilen başarılar devamlı ve sağlam olabilir. Silah tutan el yorulur, ama sabanı tutan el, gün geçtikçe güçlenir. Saban daima silahı yenmiştir. Bunun için biz her şeyden önce çiftçilerimizi kalkındırmalıyız. Çünkü rençberler ve çobanlar, halkımızın temel direğini meydana getirmektedir." Mustafa Kemal sözlerine devam ederek, "Şu anda biz bağımsızlığımızı elde etmiş bulunuyoruz," dedi, "ama bunu düşmanlarımızın da kabul etmesi gerekmektedir. Sanat, ekonomi ve teknik alanlarında hızlı adımlarla ilerlememiz gereklidir. Padişahlar ve onları çevreleyen satılmışlar, yüzyıllar boyunca Türkiye'yi cehaletin karanlığında tutmuşlardır. Onlar halkı ancak kendilerine asker ve para gerektiği zaman düşünmüşlerdir. Onlar bir eliyle memleketi soymuşlar, öteki elleriyle de halktan asker toplayarak Mısır'ı, İran'ı zaptetmişlerdir. Onlar parayı sopa gücüyle halktan almışlar, halkı yoksul ve perişan bir hale getirmişlerdir. Böyle bir idare düzenine de 'padişahlık' derler. Biz, bir daha geri dönmemecesine bu düzeni yok ettik. Halkı koruyan, onun refahını sağlayan bir hükümete, iyi bir hükümet denilebilir... Ama, eski Osmanlı hükümeti, bunlardan ne birincisini, ne de ikincisini sağlamıştır. Yalnız Yemen'de ölen Türk erlerinin sayısı önemli bir toplam tutmaktadır.
Sayfa 158
Din ve dünya iktidarının birbirinden ayrılması, halk yığınları arasında çeşitli yorumlara yol açtı. Elçiliğimize kadar ulaşan yankılardan edindiğimiz izlenimlere göre genel olarak Türk halkı padişahın kovulmasını ve halifelikle padişahlığın birbirinden ayrılmasını sükûnetle hatta olumlu olarak karşılamıştır. Ama yine de gerici muhalefetin ajanları, şehir ve köy halkı arasında ajitasyondan geri kalmıyorlardı. Gazinin, halifenin yerine geçmeye hazırlandığı söylentileri ortalığa yayılıyordu. Mustafa Kemal'in bu ajitasyondan haberi vardı. Halkla bağlantısını pekiştirmek amacıyla yurt içinde gezilere çıkıyor ve yeni iktidar üzerine konuşmalar yapıyordu. Sonuç olarak kendisine olan sevgi ve saygıyı artırmayı ve muhalefetin düşmanca tasarılarını suya düşürmeyi başardı.
Sayfa 154
Reklam