Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
XXII
İnandıramaz aynam yaşlandığıma beni, Değil mi ki doğdunuz aynı gün gençlikle sen; Ama örtünce vaktin kırışıkları seni Medet umarım ömrüm bitsin diye ecelden. Varlığına o eşsiz güzelliği giysen de Gönlümün urbasından başka şey giyemezsin. Yüreğim sende çarpar, yüreğin çarpar bende: Demek ki bana göre yaşlısın diyemezsin. Onun için, sevgilim, kendine bakman gerek, Nasıl ki ben bir hiçim bakmak dururken sana, Yüreğin bende diye üstüne titreyerek Olmuşum yavrusunu esirgeyen bir ana. Gönlüne bel bağlama gönlümü yok edersen, Geri almak yok diye onu verdin bana sen.
Sayfa 22
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
XIII
Ah, sen keşke sen olsan! Ne var ki, canlar canı, Sen değilsin sen, ne de burda yaşayan sensin. Dilerim şu yaklaşan ecele hazırlanmanı; Güzel yüzünü başka birine vermelisin. Şu emanet güzellik böylece son bulmazsa, Benliğin, sen öldükten sonra yaşatır seni; Bir çocuğun olursa sürdürür, hiç olmazsa, O tatlı varlığıyla senin güzelliğini. Kimse cânım bir evi bırakmaz çürümeye Görkemini şerefle ayakta tutmak varken, Kış günlerinde azgın bora öldüresiye, Sonsuz ecel ayazı, onu yaman sarsarken. Ah! bu israf, sevgilim. Sen kendinden bilirsin: Babam var diyorsun ya; bırak, oğlun da desin.
Sayfa 13
XI
Gençliğin günden güne kalırken gerilerde Bir yavru yaratırsan alsın diye yerini, Dinçken hayat verirsen o körpe can ilerde Senden göçen gençliğe varıp yaşatır seni. Böyle sürecek akıl, güzellik ve başarı; Yoksa cinnet, yaşlanmak, çürümek yer altında: Hiç kimse düşünmese gelecek kuşakları, İnsanlık sona erip giderdi üç batında. Dünya çoğaltmak için doğmayanlarla dolu, Kaknem, kakavan, kaba: kısırlıktan bitsinler; Yaradan vermiş sana en iyiyi, en bolu, Bu cömert armağana cömertçe karşılık ver. Seni kendine mühür yapmış, bunu böyle bil: Sen de eşler yap diye, ölüp git diye değil.
Sayfa 11
x
Yazık! hem kıyasıya harcıyorsun kendini, Hem gönlün yeltenmiyor hiç kimseyi sevmeye. Biliyorsun, saymakla bitmez sevenler seni, Ama besbelli sen aşk duymuyorsun kimseye. Öldüren bir nefrettir yüreğindeki şeytan: Hiç umurunda değil kazsan kendi kuyunu, Çekinmezsin güzelim can evini yıkmaktan Onarmak olmalıyken asıl amacın onu. Sen tutum değiştir de cayayım düşüncemden, Yumuşak bir sevgi koy nefret yerine bir yol; Göründüğün gibi ol: cömert, sıcak, sevecen; Hiç değilse kendine yumuşak yürekli ol. Aşkım uğruna bir "sen" daha yarat kendine: Güzellik onda veya sende yaşasın yine.
Sayfa 10
IX
Bir dulun gözleri yaş dökmesin diye mi sen Tüketip duruyorsun kendini tek başına? Ah! ardında bir çocuk bırakmadan ölürsen Dünya, dul kalmış kadın gibi yas tutar sana. Senden dul kaldığında, yaş kurumaz gözünde, Çünkü senin benzerin gelmeyecek ardından; Ne var ki başka her dul, çocuğunun yüzünde Kocasını görür de yeni güç alır ondan. Savurganların yazık ettiği varlık, ancak Yer değiştirir, dünya ondan yine zevk alır, Ama harcanıp giden güzellik son bulacak, Kullanmadan saklanıp ortadan kalkacaktır. Kim kendine karşı bu cinayeti işlerse O insanın gönlünde aşk bulamaz hiç kimse.
Sayfa 9