"Ama sevinç ve mutluluk insanı ne kadar da güzel kılıyor! Kalp aşkla nasıl da kaynıyor! İnsan bütün kalbini bir başka kalbe akıtmak istiyor, her şey neşeli olsun her şey gülsün istiyor..."
Bu dünya sürekli felaket direği etrafında dönen bir değirmen taşına benzer. Başıboş insanoğlu da taşların arasında buğday kırıntıları gibi gezinen varlıklardır.