İçinde bulunduğumuz Dünya çok yaşlı. Bilim bile henüz Dünya'nın gördüğü her şeyi bilmiyor. Ama ben- biz sadece doğumumuzdan ölümümüze kadar olan şeyleri göreceğiz.
Benim doğumum 2005 yılına nasipmiş. Ama daha erken doğmayı isterdim açıkçası. 70ler ve 80lerde Freddie Mercury'yi canlı dinlemek isterdim. En çok da başarılı ve değer verilen bir kadın olarak Atamızın ellerinden öpmek isterdim. Ama bunları geçersek, aslında tam olarak 1986 yılında doğmak isterdim. İlk Harry Potter kitabı çıktığında Harry ile aynı yaşta olmayı, en sevdiğim film Titanic'in belki de izlediğim ilk film olmasını, en sevdiğim dizi Supernatural başladığında bir genç yetişkin olmayı, 90lar ve 2000lerde emolar ve punkçıların arasında alternatif rock festivallerinde coşmayı, belki de onlardan biri olmayı isterdim. Teknolojinin baktığımızda çok çok ilerlediğini ama aslına bakarsak wifi'ın henüz bir lüks olduğu günlerde yaşanan sosyal ya da "teknolojik bir birey" olmanın arada kalmışlığını yaşamak isterdim.
Birisine şu şu yılda yaşamak istiyorum deyince her şeyde bir "ama" buluyorlar.
+ 1920lerde yaşamak istiyorum çünkü birçok sanatçı, bilim insanı ve edebiyatçı bu dönemde boy göstermiştir.
- Savaşlar, ırkçılık, homofobi şu ankinin bin katı! Ayrıca bir kadın olarak güzel ve aptal değilsen çok çok mutsuz olursun!
Her dönemin kendine göre iğrençlikleri ve endişeleri vardır. Bazense farklı dönemlerde aynı sorunun farklı boyutları ele alınır. Mesela bu kitapta, teknolojinin insanları körleştirmesi ele alınıyor ama şu anda teknoloji ile alakalı endişeler, teknolojinin insanlığın yerini almasıyla alakalı.
İnsanlar bu kitap için "Aman Allah'ım! Bu yazar geleceği tahmin etmiş resmen!", gibi şeyler söylüyor ama buna katılmıyorum. Çünkü şu anda teknoloji, gerçekten de kitapların yerini aldı.
Bu kitap benim