Defne

(... )pek çok becerikli,hareketli,her işin altından kalkabilen kadın gibi,kızlarını kendisi gibi yetiştirememişti annem; bu yüzden yani kendisi çok akıllı ve dikkatli olduğundan,işlerini bir başkasına devretmeye hiçbir zaman yanaşmamış,tam tersine başkalarının yerine düşünmeyi,onların her işine karışmayı alışkanlık haline getirmişti ve konu ne olursa olsun her şeyi herkesten iyi kendisinin yapacağına hiç kuşkusu yoktu...
Sayfa 16·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben,ablamdan beş-altı yaş küçük olduğumdan hep çocuk olarak ve ailenin gözdesi olarak gorülmüşüm-babam,annem,ablam beni şımartmak konusunda yarışırlardı- beni inatçı ve baş edilemez hale getirecek şekilde aşırı müsamaha gösterdiklerinden değil,tam tersine sonsuz bir şefkatle yaklaşarak özgüvenimin,bağımsız hareket etme kabiliyetimin gelişmesinin önüne geçerek beni hayatta karşıma çıkacak güçlüklere,kargaşalara hazırlıksız bırakmışlardı.
Sayfa 11·Kitabı okudu
İnsan sevgisi bundan da öte kişinin ailesiyle olan ilişkisine doğrudan bağlıdır ve son çözümlemede içinde yaşadığı toplum yapısına dayanmaktadır. Eğer toplum yapısı bir otoriteye boyun eğiyorsa onun tanrı kavramı çocukça olacak,olgunlaşmış kavramdan çok uzaklarda bulunacaktır.
Sayfa 100·Kitabı okudu
"(...)O açlıktan öldü diyorum size. Ateşi yükselene kadar fark etmemiştim ne kadar bitik olduğunu. O zaman gördüm ki kemikleri sayılıyor. Ne ateşimiz vardı yakacak ne de mumumuz. Karanlıkta verdi son soluğunu... Karanlıkta. Son soluğuyla çocuklarının adını saydığını duyabiliyorduk. Ama yavrularının yüzlerini bile göremeden gitti.(...) çünkü aç bırakmışlardı onu aç! Tanrı'nın huzurunda yemin ediyorum: Onu açlıktan öldürdüler!"
Sayfa 57·Kitabı okudu
"Oysa bu yalnız tirana karşı savaşmaya, kendimizi ona karşı müdafaa etmeye dahi gerek yok, ülke ona kölelik etmeye rıza göstermediği takdirde o zaten kendi kendine yenik düşecektir. Önemli olan, onun elinden zorla bir şey almak değil, ona hiçbir şey vermemektir. Bir ulusun içinden kendi mutluluğu için herhangi bir çaba göstermek gelmiyor olabilir, ama önemli olan kendi felaketini hazırlamamasıdır. Dolayısıyla halklar kendi kendilerini yüzüstü bırakırlar, daha doğrusu kendi ellerini kollarını yine kendileri bağlarlar, zira yalnızca kölelik etmeyi reddettiklerinde bile tüm zincirlerini kıracaklardır."
Sayfa 20·Kitabı okudu