Defne

En abartılan kitaplardan biri!
2/10
·272 syf.··
2024 11. kitabı
Kesinlikle düşüncem bu kitabın gereksiz abartıldığı yönünde. Üstüne konuşacak çok şey var ve ben dikkatini toparlamakta zorlanan biriyim bu yüzden inceleme gözünüze dağınık gelirse kusuruma bakmayın. Ayrıca bu inceleme spoiler içerebilir. Öncelikle kitabın arka kapağından ve konusundan dolayı büyük beklentiler içindeydim. İnsanın iradesiyle,düşünce özgürlüğünü eline alma mücadelesiyle,farklılıklarıyla yüzleşmesiyle ilgili çarpıcı bir şeyler okuyacağımı düşünmüştüm ama olmadı. İlk olarak kitabın karakterleriyle baslamak istiyorum ki konuyu daha rahat anlatabileyim. Burada kendi görduğum eksikliklerden bahsedeceğim,karakter analizi yapmayacağım. En derin görünen karakterin bile oldukça sığ bir şekilde yazıldığını düşünüyorum,hiçbir karakteri tam olarak anlayıp empati kurmak pek mümkün olmadı benim için. Ana karakterin sadece dış görünüşü yüzünden çektiği sıkıntılardan dolayı farklı düşünmeye baslaması falan zaten hepten saçmalık. Karakter kitapta kendi iradesi hakkında,insanlık hakkında hiç oturup doğru düzgün düşünmüyor,kadın erkek ilişkilerini doğru düzgün sorgulamıyor. Hepsini geçtim,sadece onlar için çalışan beta,gamalara bir bakıp "Ah ulan yalan dünya!" diye bir iç geçirse bile oldukça tutarlı olacak ama yok! Sadece cinsel yasamı ve dış görünüşü üzerinden böyle şeyleri düşünmesine ve inanılmaz tek taraflı bakış açısına rağmen çok enteresan farkındalıklar yaşıyo kitap boyunca. Ayrıca hayatının en az yirmi yılını ayrı bölgede geçirmiş olan vahşinin annesi hanımefendi doğru düzgün hiçbir farkındalığa erişmemiş. Onca yıla rağmen Bernard'ın yarısı kadar bile geliştirmemiş kendini ama bizim ana karakterimiz sırf boyu kısa diye şıp açıverdi gözlerini. Vahşinin hikayesi daha bir enteresan,tüm kitap tutarsız ve anlamsız karakter gelisimleriyle dolu-tabi karakter gelişimi
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Okuduğum en boş kitap!
2/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 17:22
Birkaç yıl önce bu kitabı okuduğumda beğendiğimi söyleyebilirdim çünkü ne kitabın üzerine düşünmüştüm ne de İlber Ortaylı'nın. Bu kitabı okuduktan sonra net olarak kafamda oluşan düşünce şu: İlber Ortaylı Türkiye'de insanların nasıl yaşadığını bilmiyor. Dalga geçer gibi yazılmış bir kitap ve açıkçası sinir bozucu, hayat tavsiyesi vermekten çok gezi rehberi gibi bir şey ama beyefendinin dediği yerleri gezecek kadar zengin birisi bu kitabı zaten okumaz, gider görür. İlber Ortaylı'nın rus prensi olduğu gibi gibi birçok şeyi duymuşsunuzdur, bu kitabı okuyunca belli oluyor zaten. Yüksek bir toplumsal statüden gelmiş ve bunun ekmeğini güzelce yemiş biri, öyle ki çoğu zaman verdiği tavsiyeler benim için gerçek dışı kaldı diyebilirim. 15 yaşından sonra dil öğrenilmez, meslek seçiminde sizi tanıyan bilgili birisinden akıl alın vs. Henüz gençlik döneminde olduğum için bana faydası dokunur diye ummuştum ama zerre faydası olmadığı gibi üstüne bir de moralimi bozdu. Üzgünüm beni iyi tanıyan bilgili bir yetişkin tanımadığım ve 15 yaşından sonra yabancı dil öğrenmeye çalıştığım için. Bazılarımız hayatı doğduğundan beri gelişimine odaklanabileceği kadar kolay değil maalesef. İşin kotü kısmı bu sadece benim için geçerli değil, bu ülkede ki insanların nasıl yaşadığı, ortalama gelir düzeyleri, eğitim durumları vs. hepsi ortada ama İlber hoca bunların hepsini hiçe sayıp sanki herkes onun gibi yaşıyormuşcasına sırça köşkünden bize akıllar vermiş. Kendi adıma konuşmam gerekirse bu kitapta verilen film tavsiyelerini bile izlemem, o kadar etkisiz bir kitap. Başka bi üzücü tarafı ise, İlber Ortaylı ismi bir marka haline geldiği ve insanlar otomatik olarak saygı duydugu için bu kitabın hak ettiği tepkiyi almamış olması. Eğer bu kitabı bolluk içinde doğmuş başka bir "aydınımız" yazsaydı
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
10/10
·224 syf.··
2020 8. kitabı
Okuduğum ilk gogol eseriydi. Kitapta 6 adet öykü var. Ama beni en çok etkileyen palto değil portre ve bir delinin anı defteri hikayeleri oldu. Özellikle portre. Hikaye 2 kısımdan oluşuyor ama ikinci kısım beni peketkilemedi en iyisi birinci kısımdı. Sanki gerçekten portre karşımdaydı. Biraz tüyler ürpertici bir hikayeydi ama korkutucu değildi. Okurken asla sıkılmayacaksınız ve elinizden bırakamayacaksınız. Belki benim gibi fayton ve neva bulvarı hikayelerini okurken biraz sıkılırsınız ama yine de çokça keyif alacaksınız. Kesinlikle okumalısınız. İyi okumalar.
Edebiyat
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 16:57
Açıkçası bu kitabın bana hissettirdiklerini yazmakta biraz zorlanıyorum. Söylediğine göre yazar kendi çocukluğunu yazmış. Çok yaramaz ama bir o kadar da hayal gücü yüksek bir çocukmuş. Kitabın sonu beni ağlattı açıkçası. Okursanız görürsünüz, bir çocuğun veda ettiği şeyin böylesine farkında olması... Belki de bu kitabı bitirdiğinizde "iyi ki ben böylesine farkında değildim" diyeceksiniz. Belki de yaşadığınız şeylerin bazı yönlerden ne kadar benzer olduğunu fark edeceksiniz. Her nasıl hissederseniz hissedin kitabın kalbinize dokunacağına eminim. İyi okumalar.
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,6bin okunma