Düşüncelerin belki de çok önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorsun. Çok haklısın düşünceler önemlidir, ancak zihninden hayal edemeyeceğin kadar çok düşünce geçer bir gün içinde. Bu düşüncelerin büyük bir kısmı çöptür, ancak sen bir ayrım yapmadığın zaman zihninden geçen her düşünceyi ciddiye alırsın.
Kötü şeyler herkesin başına gelir. Önemli olan bundan sonrası. Ya oturup durmadan kendine acırsın ya da canının acımasına rağmen kalkarsın ve yola devam edersin.
Öncelikle kitapta Edna diye bir karakterimiz var. Karakter olarak çok ayrıntıcı, eleştirici, hayattan bıkkın ve çok sıkıcı. Kitaba başladığımdan bitişine kadar beni etkileyecek birşeyler bulmayı bekledim ama yanıldım. Kitaba biraz felsefi bir hava katmak istensede başarılı olunmadığını belirtmek isterim. Zamanınızı daha güzel eserler okuyarak geçirebilirsiniz.
Dokuzuncu sınıftayken fen öğretmenimiz, Rönesans döneminde halkın dünyanın düz değil de yuvarlak olduğu fikrine tepki gösterdiğini anlatmıştı, o zaman için oldukça sarsıcı olmalı. Yuvarlak olamaz, demişti insanlar o zaman, yoksa alt yarısında yaşıyan insanlar düşerdi. Öğretmen bunu anlatırken gülmüştü, tabii bizde gülmüştük ve eminim ''Ne salak insanlar'' diye düşünmüştük. Alt taraftaki insanların neden düşmediğine dair en ufak bir fikrim olmasa da, ben de katılmıştım elbette. Düşmemeleri bana hala tuhaf geliyor.