En tehlikeli psikolojik işaret panik değildir. Ne öfke ne de keder. Asıl tehlike doğal olmayan bir sakinliktir. Hissetmen gerekeni artık hissetmediğin andır. Bir insan yarasına bakar ve hiçbir şey hissetmiyorsa, buna hemen "güç" deme. Çoğu zaman bu zihnin son savunma hattıdır. Ruh ego ayakta kalabilsin diye kendini uyuşturur. Bu an hayatın sessizce mekanikleştiği andır. Konuşursun çalışırsın gülersin ama içindeki bir parça karanlığa çekilmiştir. Bu sakinliği; çöküşlerden önce, kopuşlardan önce hayattan ani kayboluşlardan önce çok gördüm. Çünkü duygu öldüğünde vicdan çoğu zaman peşinden gider. Vicdan sustuğunda, zihin seninle gizlice pazarlık yapmaya başlar. "Sorun yok" der. "Hiçbir şeyin önemi yok" der. Soğuk çözümleri sıcak bir mantıkla sunar. İşte bu yüzden tetikte kalman gerekir. Bilinçdışı sembollerle konuşur. Evinin içinde boş odalar olan bir rüya, tanıdık ama abancı hissettiren bir yüz, gözlerinin arkasında hiçbir şey yansıtmayan bir ayna. Bunlar şiirsel tesadüfler değildir. Bunlar uyarıdır. Sağlıklı bir zihin acıyı hisseder ve orada kalabilir. Tehlikeli bir zihin ise hiçbir şey hissetmez ve buna "huzur" adını verir. O yüzden bu sakinliği kutlama. Onunla otur. Yani eğer bu sakinliği fark ediyorsan bu uyuşmuş, hissizleşmiş iç iklimi... Kendine şunu sor: "Neyi diri diri gömdüm?" Çünkü hissetmeyi reddettiğin şey yok olmaz bekler. Ve geri döner. Ama bu kez duygu olarak kader olarak.
Jung Carl Gustav Jung
Sadece güzel cümlelerin olduğu bir roman. Bir bütün olarak sıkıcı ve yorucu olduğunu düşünüyorum. Arada böyle boş romanlar okumalı tabi insan yoksa iyi ve sağlam olanların değerini anlayamaz.
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,4bin okunma