Leyla, komşu yalıdaki ihtiyar dadıyı hatırladı. Onu tanıdığı zaman kadın çok yaşlanmıştı, pantuflalarını sürüye sürüye yürüyor ve " Vallahi yaptı, vallahi yaptı!" diye söyleniyordu. Leyla bunun ne anlama geldiğini öğrenmek isteyince yalıdaki yaşıtları sebebini anlatmışlardı. Mustafa Kemal, Harbiye öğrencisiyken o yalıdaki arkadaşına ders çalışmaya gelirmiş. İki öğrenci yalının bahçesinde ders çalışırken dadı da onlara kahve ikram edermiş. Mustafa Kemal dadıya Boğaz'ın karşı kıyısındaki padişah sarayını gösterir ve "Bak dadı ben ilerde burayı müze yapacağım" dermiş. Dadı da " Hadi ordan zevzek!" diye karşılık verir ve koskoca padişahın sarayına dil uzatan bu yeni yetme çocuğu paylarmış. İşte kadının sırrı ve son günlerini " Vallahi yaptı, vallahi yaptı!" diye geçiriyor olmasının sebebi buymuş.