Yaşadıkları yer, sosyal konumları, zevkleri ve yaşları arasında farklılıklar bulunan insanlar doğal olarak birbirlerine denk kabul edilemez. Zamanında köpeği ve atı evcilleştiren biz insanlar ne kadar gelişirsek gelişelim eşitsizlikler ile yaşamak zorundayız. Bir bilim insanı denek olarak kullandığı kedinin, farenin , atmacanın ve serçenin aynı kaptan beslenmesini sağlamış. Eğitim de tıpkı bu kap gibi, her insana ayrı etki eder. Yaşam dur durak bilmeden geçip gidiyor, insanlık büyük gelişmelerle ilerleme kaydediyor. Böyle devam ederse bir Zaman gelecek, fabrika işçilerinin günümüzdeki çalışma koşulları, eskiden evcil köpek ile takas edilen kız çocukları kadar tuhaf karşılanacak ...
İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.
Gözümün ışığı biricik Lenkam! Şunu aklından hiç çıkarma: Büyüklerin işine karışma! Büyüklerin sorumlulukları vardır; Tanrı onları sınar; senin içinse henüz bunların hiçbiri söz konusu değil. Sen hep bu çocuk kalbinle kal! Tanrı sana dokunana, yapacağın işi, izleyeceğin yolu gösterene dek bekle... beni anlıyor musun? Kim suçlu, kim değil, bu konuda karar vermek sana düşmez. Yargılamak ve cezalandırmak Tanrının işidir!
Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı ; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.