A.

A.
Martin ama Edemeyen Que sera sera... Film Arşivim: simkl.com/7456051/movies/...
150 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
"Vayyy vayy vayy"dan "Hadii Beee!"ye :)
9/10
·488 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 18:49
Öncelikle mini uyarı ilk kitaba dair SPOİLER içerebilir! İlk kitaba zaten bayılmış, karakter derinlik, çeşitlilik ve birbirini tamamlayışları hem de dünya kurgusuyla çok çok keyif alan biri olarak bu kitap seri için on numara bir gelişme kitabı olmuş. İlk kitapta evreni ve karakterleri tanıdık, akademide yaşananlarla gayet doğal ve kaliteli bir şekilde karakter iplikleri birbirine bağlandı ve sonu da mükemmel bir şekilde girişi tamamlayıp gelişmeye pası atmıştı. Bu kitapla da tam da bıraktığı yerden alıp hem aksiyon hem de hisleri daha da zirveye çıkarıyor. Ve "Bunun da ötesine gitmez be abi" diyerek hem ters köşe hem de entrikalarla çıtayı bir tık daha yukarı çıkarmayı başarıyor bu kitap. Kızıl Yükseliş bitince hemen başlamamak, başlayınca her sayfada çaresizce bitmeden duramamak ile akan bir kitap. Karakterlere ayrı birer sayfa açacak olursak. Sevro, Ragnar ve tabii ki Kısrak'a bayıldık mi bayıldık. Ragnar Volarus... Çok konuşmaya ihtiyaç duymayan adamların hakiki sadakati... Sevro, kendi iç çarpıklığından çekinmeden sahip olduğu kişiliği ortaya koyan ve olduğu gibi kabullenilişiyle ve onu da iyiliğine ikna edince sarsılmak bir dosta dönüşüşü. Kısrak ablamız zaten ilk kitaptaki gibi kalite kokuyor. Erkekler akıllı kadın sevmez saçma ve yanlış klişesini bozan karakterlerden biri. Erkekler ego savaşını sevmez ama akıllı kadın kadar tatlı az şey vardır dünyada. Victra ise ayrı bir kısmı hak ediyor. İnsanların çoğu sahip olmadığı aidiyet ve sevgiyi göz boyaya boyaya sunup photoshop ile büyütmeye ve parlatmaya çalışırken; Sen ve Onlar ne düşünürsen düşün sadece kendi olarak ve sadece sevdiği için, başka hiçbir gerekliliği ve menfaati olmadan salt sevgi ve sadakatten oluşan bir bağ. Kendimi bildim bileli hep insanları doğdukları ortam, kültür ve kabullerden öte görmeyi
Altın OğulPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20151,651 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hem fantastik kurgu hem de karakter hikayeleri açısında şaheser!
9/10
·448 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 06:08
·
Kızıl Yükseliş serisi benim (serinin ilk 3 kitabını) 3. defa okuyup bitirdiğim bir seri oldu. İncelemesini yazmak şimdiye nasibmiş. Öncelikle bu kitaba dair konuştuğum bazı insanlar seriyi sevmelerine rağmen ilk kitabın özellikle giriş kısmını sıkıcı bulduklarını söylediler ama ben buna şahsi olarak hiç katılmıyorum. Kitabın başlangıç kısmı tam bir distopyanın başlayabileceği en iyi şekillerden birinde başlıyor ve karakterin hikayesini benimsemek adına benim için gayet mükemmel bir girişti. Genel kanı 2 ve 3. kitapların ilk kitaptan daha iyi olduğu yönünde sanırım ama benim için ilk kitabın akademi kısımlarıyla beraber serinin ilk 3 kitap arasında en iyi kitap olduğu yönünde. 2 de mükemmel bence ama 1 ondan bir tık önde. Oldum olası derin bir karakter backgrounduyla birlikte akademi hikayelerine hep bayılmışımdır. Kingkiller Chronicle, Kan Şarkısı, Test, Uyumsuz gibi fantastik kurgu akademi serilerinde de o gelişim insan ilişkileri karakterin çocukken kişiliğinin gelişimi vs hep aşırı zevk aldığım bir tür olmuştur. Bu seri genel anlamda Brandon Sanderson serileri (özellikle Sissoylu ve Stormlight Archive) ve Kingkiller Chronicle ile beraber benim için en efsane fantastik kurgu serileri arasında en başta gelir. Basitçe spoilersız hikaye olarak; gelecekte geçen, distopik bir toplumda kast sistemi benzeri bir sistemin var olduğu ve insanların fizyoloji ve genetiklerinin dahi bu sisteme göre oynandığı bir ortamda Altın'lar toplumun mutlak yöneticileridir. Genetik olarak insan ötesi şekilde güzellik, güç ve atletizm ile ileri teknoloji ve insan yönetimi alanında da çok öndedirler. Kızıl, Mor, Beyaz, Yeşil, Turuncu gibi diğer kast grupları ise mutlak yönetici altınların hizmetinde diğer işleri yaparlar ve Altınlar da onları kendilerinden ve insanlığın kötülüklerinden
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,530 okunma
Farseer üçlemesine sonuna ulaşamadan veda ediyoruz
Bu seri benim okudukça tatmin olmamama rağmen okumayı en çok sürdürdüğüm seri oldu. Bunun sebebi ise bana en başından İzan ile ciddi miktarda potansiyel barındırdığını hissettirip sonrasında vasat bir ilerleyiş olsa da bir yerde patlamayı yapıp açılacağına inanıyor olmamdı lakin 3. kitabın 292. sayfasına kadar bu direncimi sürdürdüm ve an itibariyle sonlandırıyorum. Gerçekten mükemmel işlenip üzerine karmaşık bir evren ve derin karakterlerle şaheser olabilecek bir konu böylesine ziyan edilmiş inanması zor. Vasatın altında demek de seriye birazcık sert davranmak olabilir ama 1000 sayfaya yakın okuduğum kısmında heyecanlanıp coşku duyduğum sadece 4-5 sayfa oldu desem yalan söylemiş olmam. Serinin en başından beri Fitz ile hiç ama hiçbir bağ kuramadım. Kafasının içi samanla dolu boş karakter olarak yazılmış ve karakter gelişimi de sıfır. Hiçbir muhakeme, plan, zeka ve dahi özdeşleşilecek duygu esintisi alamadım. Kitapta en sevdiğim karakter Lady Patience ve Kettricken olabilir. Hiçbir ters köşesi, kurgu olağanüstülüğü ve heyecanı olmayan net hayal kırıklığı bir seri oldu benim için. Şöyle de bir ne yazık ki altı dolu önyargım oluşmuş durumda ki Kargalar Meclisi dışında bir kadın yazarın derinlikli ve akıcı bir fantastik serisini okuyamamış olmaya da şaşırıyorum. Karakterlerle bireysel olarak da evrendeki karakterlerin kendi yerleri olarak da bir türlü karakterleri benimseyemeyip olay akışında heyecan duyulmuyor ne yazık ki. Hem kurgusu hem de karakterleriyle destansı Fantastik yazmak apayrı bişey bence. Umarım ileride bu önyargımı kıracak bir seri de okuyabilirim de Fantastik Kurgu romanlara birikmiş açlığımı doyurmama yardımcı olabilir. Mic drop...
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2020156 okunma
Puan vermedi·316 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 21:56
Drizzt FRP ve fantastik hikayelerle ilgilenenlerin uzaktan yakından illa ki duyduğu bir karakterdir. Ben de bu güne kadar defalarca duymuş olmama rağmen okuma imkanı bulamamıştım. Çok yüksek bir beklentim de yokken karakter olarak Drizzt'i gerçekten çok sevdim. Çok gerçek yazılmış bir karakter olduğunu düşünüyorum. Ucuz ya da anime baş karakteri değil de neyi neden yaptığını ve yapmadığını tutarlı bir şekilde hissettiren bir karakter. Serinin 6. kitabındayım ama özellikle 3.-4. kitaptan sonra hikayenin fazla öngörülebilir olduğu hissi çok ağır basmaya başladı. Sırf çerezlik ve Drizzt özlendiğinde okunabilecek bir seri haline geldi açıkçası. Ama özellikle 1. ve 2. kitaplarda hem Drizzt'i hem de Menzoberranzan'ı tanırken heyecan ve keyif yüksek seviyede idi benim için. Kitapta yan karakterler de kötü işlenmemiş genel FRP steriotipleri ve genel bir frp macerasına çok uygun bir seri.
Anayurt - Unutulmuş DiyarlarR. A. Salvatore · Laika Yayıncılık · 20011,361 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 5. kitabı
Sanırım bir roman serisinin kaliteli olup olmadığını diğer her şeyin ötesinde etkileyen yegane şey ana ve yan karakterlerin yazılış kaliteleri oluyor. Bu kitapta da tam bir ana karakter olmamakla beraber Logen benim en yakın bulduğum kişi oldu. Diğer karakterlerin de kendi dünyaları içindeki organik gelişim ve var oluşlarını okumak sardı. Hikaye ilerledikçe ters köşemsi olaylarla beraber merak yitip sıkıldığım olmadı. Sadece Bayaz konusunda ne hissedeceğimi fazlaca bilemediğim dalgalanmalar yaşadım. En başlarda daha sıcak hissederken özellikle son kitapta gelinen halde daha uyuz olur hale geldim. Bunun yanında çok ama çok uzun yaşayıp nesillerce insanların aynı hataları aynı şekillerde yapmalarına şahit olmuş birinin hayatında yumuşaklığı ve sabrı ne kadar muhafaza edebileceğini sorgulamadan edemedim ama özellikle son kitapta ortaya çıkanlarla (BURDAN SONRASI CİDDİ SPOİLER İÇERİR!!!) Bayaz'ın aslında nası biri olduğu çok daha ortaya çıktı ve ona beslenen tüm anlayış yahut hak veren bakış açısını tek başına yıktı. Jezal'ı en başta bu kadar sevmezken kral olduktan sonraki emekleriyle göze girdi. Dediğim gibi Logen benim kitapta şüphesiz favori karakterim oldu. Ferro'nun arızalığı ve yengemiz oluşu nisbetinden kendisine de bir muhabbetimiz oluştu. Collem West abimiz de fedakarlığının yanısıra prensi istemeden de olsa gebertişiyle gözümüze girdi. Glokta çok siyah gözüken bir gri karakter ve kitabın başında Glokta'yı bu kadar gri göreceğimi düşünmezdim. Ama yine de çok koyu bir gri diyebiliriz. Cosca güzel bir yan karakterdi. Carla dan Eider de bizi heycanlandıran bir ablamız oldu :)
Bıçağın KendisiJoe Abercrombie · İthaki Yayınları · 2019330 okunma