A.

A.
Martin ama Edemeyen Que sera sera... Film Arşivim: simkl.com/7456051/movies/...
Ama unutmak insanın yapacağı değil, başına gelen bir şey
John Fowles, Koleksiyoncu’da şöyle diyor: “Onu unutacağımı sandığım da olmuyor değildi. Ama unutmak insanın yapacağı değil, başına gelen bir şeydir ve benim başıma gelmedi.” Sence hayat yaptıklarımız mıdır, başımıza gelenler mi? Cevapların bir anlamı varmış gibi nasıl da her şeyi sorgulayıp duruyoruz değil mi? Boş ver sormadım say. Öyle yani, başıma gelince mutlaka haberin olur Osman.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Artık hiç emin olamıyorum Osman.
Geçenlerde defterlerimi karıştırırken bana bıraktığın bazı notları buldum. İrili ufaklı bir sürü kâğıda yazılmış, çeşit çeşit not. Genelde bir yerlere giderken yazmışsın, sen dönene kadar beni ne çok sevdiğini unutmamamı tembihlemişsin hep. Onları bulduğumda nasıl sevindiğimi hatırlıyorum. Ama gerçekten öyle sevilmiş miydim, artık hiç emin olamıyorum Osman.
Gerçekler çoğunlukla acı, her zaman özgürleştiricidir.
Dünyadaki bütün oksijen bir anda bitmiş gibi hissettiğin oluyor mu bazen senin de? Panik atak diyorlar ama tam öyle değil bence. Aşırı yüklenmeden dolayı kilitlenmek. Beynimiz, o bedenin kullanıcısı olan bize, “Hoop birader, yavaş ol! Böyle devam edersen sistem çökecek, yakacaksın hepimizi, rica ederim bir kendine gel” demeye çalışıyor. İşte öyle anlarda kendini kapatıp açmayı bir başarırsan gerisi kendiliğinden halloluyor Osman. Artık nadiren olsa da, içimde hâlâ, dünyayı değiştirebileceğime dair yalancı bir umutla ateşlenen görkemli yangınlar çıkıyor. Rus romanlarındaki karakterler gibi yoluma çıkan her şeye meydan okumak geliyor içimden. Kavga etmek, kan dökmek, baltayla adam kesmek yahut hiç olmazsa duvarda bir silah görmek istiyorum. Fakat bunlar yerine uzun kır yürüyüşleri yapmayı tercih ediyorum. Çok sıkıldım, çok yoruldum. Düelloya müelloya gitmiyorum Osman. Gerçekler çoğunlukla acı, her zaman özgürleştiricidir. Bak, sana felsefenin temel ilkeleriyle konuşuyorum. Ben o kayayı sırtımda taşımak yerine, önüme koydum heykel gibi yontuyorum. Bir şeye benziyor mu bilmiyorum ama eserimle gurur duyuyorum Osman. Yar beni, oyar beni... İlle de yar oyar beni... Son olarak bunu da belirtmeden geçmek istemiyorum Osman.
Yakın geçmişte sevdiğim birine refakat etmek amacıyla hastanenin üroloji servisinde vakit geçirmek durumunda kaldım. Sabah kakalarını yapmış dedelerin mutluluğu gerçekten görülmeye değer, yolun düşerse uğrayıp koridorda bir tur atmanı yürekten tavsiye ediyorum. Yaşlanmak, mütemadi bir kaybediş ve sanırım ancak bunu kabullenebilenler tadını çıkarmanın bir yolunu buluyor. Günü gelince hepimizin altına kaçıran yamuk yumuk ihtiyarlar olacağımızı hesaba katarsak, ciddiye alacak pek bir şey kalmıyor Osman.
Artık çok da umurumda değil çünkü. Her geçen günün bizi kendi cenazemize yaklaştırdığı bilgisini önbellekte tutunca hiçbir şey çok mühim değil. Acele etmem gereken bir şey olduğunu zannetmiyorum. Kafam nasıl rahatladı anlatamam... Yarışı bıraktım, şampiyonluk turu atıyorum Osman.