Ekim Devrimi’nin etkisiyle büyük sosyalist partiler genellikle Komintern’e katılmak isteyen bir sol kanat ile, o zamana kadarki 2. Enternasyonal bağını muhafaza etmek isteyenler arasındaki ihtilaflı kongrelerin ardından ikiye bölünüyordu. Eski sosyalist partinin çoğunluğunun Kominter’den yana tavır alıp, komünist kanadın çoğunluğu kazandığı durumlarda da (örneğin Fransa sosyalizminin 1920 Tours kongresi), parti içindeki çoğunluğu kazanamayıp azınlık olarak kaldığı durumlarda da (İtalyan Sosyalist Partisi’nin 1921 Livorno kongresi), bu kırılma kongreleri komünist partilerin kuruluşuyla sonuçlanacaktı. Çoğunluk ya da azınlık olarak sosyalist partiden kopan gruplar, bazen daha küçük gruplardan (anarşistler gibi) katılımlarla, ülkelerindeki komünist partiyi oluşturacaktı.
Kendi içindeki bölünme ile komünist partinin temelini oluşturabilecek büyük işçi partilerinin olmadığı durumlarda ise, daha dolambaçlı ve büyük partilerin enternasyonali değil, enternasyonalin (bazen bir çekim noktası olarak dolaylı biçimde, bazen ise birleşme yönündeki müdahalelerle doğrudan) partikeri şekillendirdiği bir gelişim hattından bahsedebiliriz. Suriye-Lübnan'da, bu birlik her şeyden önce, ülkedeki Hınçak partisinin gençlik kolunun bu partiden kopup komünizme yaklaşması ile kurulan Spartak grubu ve Yusuf Yazbek etrafındaki Arap grubun birleşmesi ile 1925 yılında gerçekleşecekti. Mısır'da daha erken bir tarihte, ülkedeki 1919 devrimini izleyen dönemde farklı siyasi geleneklerden ya da milletlerden gelen gruplar, 1920'de birleşecekti. Birliğin organik olarak bir türlü gerçekleşmediği bir dizi örnekte ise, Komünist Enternasyonal'in müdahalesi ile birlik yolunun açıldığını, ya da en azından bu yönde bir çabanın olduğunu görüyoruz. ABD'de, komünist hareketi oluşturan iki kanadın, yani Amerika