Homoseksüel davranışa, çevrede "ideal cinsel nesne" (yani
karşı cinsten birisi) bulunmadığı zamanlarda da rastlanır.
Birçok hayvan gruplarında görülen bir şeydir bu: Aynı cinsten
biri, cinsel faaliyet konusunda geçici yedek gibi kullanılır.
Büsbütün yalnız kalan hayvanlar daha aşırı çarelere
başvururlar. Ya cansız cisimlerle çiftleşmeye ya da kendi
kendilerini tatmin yoluna giderler. Kafese kapatılan bazı
yırtıcı hayvanların yemek kapları ile çiftleşmeye kalktıkları
görülmüştür. Maymunların sık sık başvurdukları, kendi
kendilerini tatmin faaliyetine aslanlarda bile rastlanır. Yabancı
türden bir hayvanla, aynı yere konulmuş hayvanların, bunlarla
çiftleşmeyi denedikleri de olur. Ama bu faaliyetler, biyolojik
anlamda uygun olan -kendi türünün karşı cinsinden- bir eş
ortaya çıktığı anda kesinlikle ortadan kalkar.
5) Ben zoolog olduğum için, bu cinsel "özellikler"i ahlak
açısından tartışacak değilim. İşi, olsa olsa, nüfusun başarısı ya
da başarısızlığı açısından, yani biyolojik ahlak açısından ele
alabilirim. Eğer birtakım cinsel davranışlar üretimin
başarısına engel oluyorsa, o zaman bunları biyolojik anlamda
"sağlıksız" sayabiliriz. Papazlar, rahibeler, evde kalmış kızlar
ve müzmin bekârlarla homoseksüeller üretim açısından bir
"sapıklar topluluğundan başka bir şey değildir. Toplum onları
yükseklere çıkarmış, ama onlar asansörü aşağıya göndermeyi
unutmuşlardır. Aslında aktif bir homoseksüel, üretim
açısından, bir Katolik papazından daha sapık sayılamaz.