Ben derin deniz balıklarının yüzüşünde kör dalgın yosunlara sürünen karnımın arıklığı içinde onların rengini bilemeden Karanlığın içinde yukarının ışığını unutmuşçasına unutmamışçasına arar bulur yitirirken maviyi bir daha bulamayacakmışçasına yitirmiş
Yaşadığımız felaketlerde verdiğimiz kayıplar her geçen gün azalıyor. Tarihte ilk defa çok yemekten ölen insan sayısı, gıdasızlıktan ölen insan sayısından daha fazla. McDonald's menüleriyle tıkınmaktan ölme ihtimali kuraklıktan ölme ihtimalinden daha yüksek...
Şeyh-ul İslamın idamı konusunda verdiği karar
"malı haramdır amma bunun kanı helâldır"
Şeyh Bedreddin bu söz üstüne
— Mademki bu kerre mağlubuz
netsek, neylesek zaid.
Gayrı uzatman sözü.
Mademki fetva bize aid
verin ki basak bağrına mührümüzü..
Yalan olduğunu bilsen bile inanacaksın insan oğluna, yani dinleyeceksin onu, niçin yalan söylediğini anlamaya çalışacaksın.Bazen yalan, insanın özünü gerçeklerden daha çok açığa vurur.
Yüreğin o giderilmez unutkanlığıyla değil, çok daha amansız ve hiç dönüşü olmayan bir başka çeşit unutkanlıkla unutulmuş olduğunu anladı. Bu unutkanlığı iyi bilirdi, çünkü ölümün unutkanlığıydı bu.
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
En basit açıklamayla, herhangi bir Tanrının var olmadığı şeklinde. Evreni hiç kimse yaratmadı ve kimse kaderimize yön vermiyor. Bu beni şöylesi bir büyük farkındalığa sevk etti: Muhtemelen ne cennet ne de ölümden sonra yaşam var. Bana kalırsa öteki dünya inancı hüsnükuruntudan ibaret. Böylesi bir şey için herhangi bir güvenilir kanıt olmadığı gibi bilime dair bildiğimiz herşeyin de karşısında duruyor.