"Bak Aziz can, sana okuyacak tekrar edilecek bir şeyler veririm
kanatlandım sanırsın, bir tekrar veririm başın döner kaybolursun, ibadete koyarım öyle böyle terbiye olursun, ezilirsin suyun çıkar, pek çok şey yapılır ve sen aslında bir şey, gerçek manada bir şey olmazsın anlıyor musun?
Tavrın değişir, evet, isteklerin törpülenir, çevre seni beğenir evet, bunlar olur, senin
az çok rahat bir ömrün olur, insanların ekserisinin düştükleri
yazıklanma kuyusuna düşmezsin, acaba demezsin, yaşlandıkça
da balın artar, tevekkülün artar, bunlar olur ama bunlar aslında
hiçbir şeydir.
Avama göre değil elbet, yine bir şeydir, ama aslen
hiçbir şey göremediğin bir aralıkta durmaktır sadece. İçin kendince rahattır, bazen şaşılacak derin nefesler alabilir, başkasına
tavrınla hayret hatta haşyet verebilirsin, bu dünyaya, seni görene bir poz ve bakış bırakabilirsin, bu da bir şeydir ama bunlarla olmaz. Bunlar, bu uhrevi sanılan şeyler de aslında aşırı dünyevidir
, dünyanın başka bir yüzüdür sadece, yine dünyaya aittir.
Baharın gördüğümüz çiçekler gibidir, varsın olsun ama yetmez. Güzelliktir sağ olsunlar, onlar olmasa bu dağlar hiç çekilmez. İnsan bakacak bir şey aradığında onları görmek yine de iyidir.
Ama işte ama var. Sen, her şey bittiğinde, her şey elendiğinde kalacak olan olmalısın.
Bu kolay değil.