Engebeli bir yola çıkmışsın
Ne zamandır yolculuktasın?
Sahi ne ara geldin onca yolu?
Taş, toprak, sık sık ağaç geçiyor gözünün önünden.Bazen sarsılıyorsun.
Ağaçlar öylece sana bakıyor.
Tabi ya.Geçen ağaçlar değil,sen arabadasın.
Hatta süratle giden bir arabada yolculuk yapıyorsun.
Kimin sürdüğü veya neden burda olduğunun bir önemi yok.
O an hiç birini düşünmüyorsun.
İçinden camı açmak geliyor.
Camı açıp ellerini rüzgara teslim ediyorsun.
Bir yandan ciğerlerinde havayla dolmaya başlıyor.
Sanki yeni doğmuşsun.Heyecanlısın.
Ellerinden sonra yüzünu de camdan çıkarmak istiyorsun.
O an da nefes alamamaya başlıyorsun.
Araba daha da hızlanıyor.
Hayatın, geçen ömrün aklına geliveriyor.
Yaş aldıkça hızlanan hayatın,
Yaş aldıkça nefes alamayışların, sarsılışların.
Her şeyi anladığın an ölüme yaklaştığını anlıyorsun.Bırakıyorsun kendini
Artık hiç nefes alamıyorsun.
Oysa hayatın anlamını yeni kavramıştım diyorsun.
Soluyor yüzün koparılan papatyalar gibi Ve
En azından senin için
Artık her şey karanlık.
Hayat yolculuğun sona erdi.