Deniz Topçu Karadeniz

Deniz Topçu Karadeniz
@Denizz90
-Stefan Zweıg- Duygularla, kelimelerle, psikolojiyle raks eden adam.
Hemşire
İzmir
16 Nisan
1204 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Spoiler içerir !!!
Puan vermedi·1062 syf.··
2021 24. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2021 21:41
Anna, Anna’nın eşi Aleksey, Anna’nın kardeşi Stephan, Stephan’ın eşi Dolli, Dolli’nin kız kardeşi Kiti, Kiti’nin aşık olduğu Vronskiy ve Anna’nın aşık olacağı-aşığı yine Veonskiy!.. Şöyle bir giriş yaptıktan sonra, uzun süredir aklımda olan, ama layıkıyla yapamama korkusuyla ertelediğim -bir ay kadar- incelememe başlayabilirim. Biliyorum ki ne kadar beklersem bekleyeyim, üzerine ne kadar düşünürsem düşüneyim hep bir yetersiz,eksik olacak. Anlatmak istediklerim hep yetersiz kalacak... Öncelikle bir aşk romanı değil, bir kadının kıskançlığını-sevgiye olan açlığını-sevgiyi hissettiğinde neleri göze aldığını-cesur olan aşkı-evliliklerde sadece iki kişinin değil varolan toplumsal baskıyı-aile yaşamını-ilişkileri-bir insanı yetiştiren ailenin ne kadar önemli olduğunu okuyacaksınız. Anna herkesin hayran olduğu bir kadın.Sade güzelliği, çekiciliği, aile yaşamı, zengin hayatı... Ama aslında bu sadece dışarıdan görünen çünkü Anna için hayat heyecansız, monoton ve ruhsuzdur. Kocası sevmiyor mu? Tabii ki seviyor ama bildiği gibi, öğrendiği gibi. İşkolik, güç ve hırsa odaklı bir adam. O kadar planlı ki ‘kitap okuma saati, iş saati, şimdi biraz Anna ile ilgileneyim’ şeklinde ruhsuz ve monoton bir sevgi. Yaşattığı bildiği ve hissettirdiği. İşte bu monotonluk içinde devam eden hayatlar Anna’nın kardeşi Stephan’ın iteleyerek giden evliliğini düzeltmek için gittiği Moskova’da tren istasyonunda karşılaştığı Vronskiy’le değişir. Bu ilk karşılamada ikisi de etkilenir ama uzun süre kendilerine bile itiraf edemezler ama aşk işte kaçsan da yakalanırsın... (Burada ne Anna’yı haklı buluyorum ne de ‘başkasına iten Aleksey’ diyerek kocasını suçluyorum. Tolstoy gibi tarafsız bir şekilde düşüncelerimi ifade ediyorum. Yargılamadan ‘hayatta her şey olur’ mottosuyla yapıyorum incelememi) Bu aşk
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·80 syf.··
2020 34. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2020 02:12
Zweıg’ı çok severim ve özlemişim, iyi geldi. Ben kitapları bitirdikten sonra onlarla ilgili incelemelere bakarım ki bu eserle ilgili olumsuz çok incelemeye denk geldim ve bir miktar kızdım :) Yazarın 23 yaşında yazdığı ilk düzyazı özelliğini taşıyan bu kısa hikâyesi bence güzel, duygu yüklü, akıcı ve yine harika. Kişi ve olay yeri betimlemesiyle farkını ortaya koymuş Zweıg. Hristiyan olan yaşlı ressam ile yahudi olan genç kızın kesişen yolları, iletişimleri ve aslında ikisinin de karanlıkta kalmış mucizelerini keşfetmelerine şahit oluyorsunuz. Kısacık hikâye evet ama Zweıg’ın betimlemesiyle hissettikleriniz çok daha uzun olacaktır. Bir saatinizi alacak bu eseri okuyun, pişman olmazsınız :)
Hayatın MucizeleriStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202219,1bin okunma
Puan vermedi·1724 syf.··
2020 30. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 22:54
Annemin-babamın doğum günü hediyesi olan bu eseri, zamanımın bol olduğu şu günlerde listenin başına aldım. Çünkü uzun zamandır aklımdaydı. Sefil deyince yoksulluk, muhtaçlık gelir akla ama sefilliğin bir çok çeşidini görüyorsunuz. Bir din adamının sefilliği, bir çocuğun sefilliği, bir dilencinin bir albayın sefilliği ve en önemlisi, belki de diğerlerine zemin hazırlayan sefillik; vicdan sefilliği. Çok başarılı olay örgüsü ile akıcı bir şekilde ilerleyen eserde bazen bir aşkın, bazen bir savaşın, bazen polisiye bir olayın içinde ya da bir mahkeme salonunda buluyorsunuz kendinizi. Her açıdan muhteşem doyum:) Yine de çok ayrıntıya girip, geniş geniş bilgilendirdiği için sıkıcı bölümleri de yok değil. Ama bu da dünyada yazılan ilk sosyal roman özelliği taşıyan bu eserde Hugo’nun anlatmadan geçemediği, kendi deyimiyle bilgilendirmeden geçerse okuyucuya haksızlık olarak düşündüğü için okuyucu bunu hoşgörü ile karşılayabilir:) Toplumdaki adalet, özgürlük, eşitlik gibi kavramları cesurca ele alan yazar, okuyucuyu yaşadığı toplumu eleştirel bir gözle sorgulamaya teşvik ediyor. Özetle 1800’lerden günümüze kadar gelen bu eserin mutlaka bize söyleyecek bir şeyleri vardır. Onca yolu boşa gelmiş olamaz, sadece onu dinleyelim:)
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,2bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2020 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2020 23:44
Okuduktan sonra siz de hissediyorsunuz o ağrıyı. Mürşit ve Madenci İkisi de farklı şeyler hayal edip ikisi de çok farklı hayatlar yaşayan iki yorgun ruh. Bunun, yaşamak isterken yaşayamadıkları hayatın, sebebi; başkalarının beklentileri ve toplumsal kurallar ve baskılar. Özellikle bu iki dünya yorgununun sohbet ettiği bölümler insanın ruhuna sivri bir iğne ile kocaman delikler açıyor! Bitirdikten sonra; “Ben ne istiyorum? Başkalarının benden istediğini, ben kendi hayatımda ne kadar istiyorum? Yaşadığım bu hayat gerçekten benim istediğim, özgür bir şekilde benim karar verdiğim bir hayat mı?” sorularını muhakkak sorup, istemeseniz de kendi hayatınızı şöyle bir gözden geçirme ihtiyacı hissediyorsunuz. Çok sevdiğim yazarın, yine çok beğenerek okuduğum bu eserini kesinlikle tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar
Dünya AğrısıAyfer Tunç · Can Yayınları · 20216bin okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
2020 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 18:46
Yazarın son eseri olan bu hacimli kitabı zamanımın yetersizliği yüzünden uzun süredir öteliyordum. Karantina günlerinde yapılacak en iyi şeyin ötelediğim bu eseri okumak olduğunu düşünerek başladım. Toplumun en küçük yapı taşı olan aile üzerinden Rusya devletinin yapısını anlatan, eleştiren yazarın bu eserini büyük keyifle okudum. Sorumsuz, manevi duyguları olmayan Fyodor ne bir eş ne de bir baba olmayı başarmıştır! Aile olamayan Karamazov ailesiyle bu uzun yolcuğumda yazarın; devletin işleyişi, adaleti, dini inançlar, merhamet, vicdan gibi insani konuları derinlemesine işlemesine tanık oldum.İnsan hayatını ve ruhunu analiz eden yazarın vesilesiyle ben de düşündüm,eleştirdim,sorguladım, üzüldüm. Romanda değil de sanki o evde o mahkeme salonunda bir köşede olayları izleyen bir tanrı misafiriydim. Yani yazarın baş yapıtı olan bu son eserini kesinlikle okuyun. Çünkü spoiler vermeden çok uzun yazamayacağım:) Bitirince, kitabın kapağını kapatınca tartışıp, uzun uzun anlatma ihtiyacı hissediyor insan. Keyifli okumalar
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Reklam