Evrenin yanında çok küçük kaldığımızı biliyordum, bir hiç olduğumuzu biliyordum ama böylesine ölçüsüz derecede hiç olmamız bir bakıma kişiyi hem eziyor hem de güven veriyor. İnsan düşüncesinin sınırları dışına taşan şekiller ve boyutlar çok ama çok güçlü. Tutunabileceğimiz herhangi bir şey yok mu bu evrende?
İçine tepeleme daldırıldığımız o yanılsamalar karmaşası içinde bir hakikat heykeli olarak dikilmiş tek bir şey var o da sevgi. Gerisi hiçlik bomboş bir hiçlik. Kocaman karanlık bir uçurumdan aşağı bakmaktayız ve korkuyoruz.
“Sen kendin ne kaybettiğini anlamazken, birçoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, sende sana ait ne kadar az şey kaldığını yeniden düşün, göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun.”