Deniz

Deniz
#Neobeat #per aspera ad astra
Intensive care nurse
üniversite
29 Ekim 1999
14 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·768 syf.··
2022 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2022 15:40
Kitabın üçüncü bölümü fakat benim en çok sevdiğim bölümden incelememi başlatmak istedim. İlk iki bölüm özgürlük ve ölüm ile ilgili, üçüncü bölüm ise yalıtım. Kendim de halihazırda Erikson'un yakınlığa karşı yalıtılmışlık evresinde bulunan bir birey olduğum için hayli etkilendiğim cümlelerle karşılaştım. Öncelikle varoluşsal yalıtım insanın kendisi ve başka biri arasındaki kapatılamayan uçurumdan bahseder ve bu terim dünyadan ayrılma şeklinde de özetlenir ama bu tabirlerin hepsi varoluşsal yalıtımı tanımlamak için yetersizdir İrvin Yalom'a göre. Çünkü bireyler sık sık başkalarından ve kendi parçalarından dahi soyutlanırlar. Yazar bu varoluşsal yalıtım farkındalığını daha iyi tanımlayabilmek için Thomas Wolfe'un henüz bebeklik çağlarında olan karakterinden bir alıntı ile bizleri selamlar: ''anlaşılmaz bir yalnızlık ve üzüntü içini kapladı: hayatını ağaçlar arasındaki dar koridordan görüyordu ve hep üzgün olanın kendisi olacağını biliyordu. küçük kafatasının yuvarlaklığına kapatılmış ve çarpmakta olan en gizli kalbinin içine hapsedilmiş hayatı hep yalnız geçitlerden geçmeliydi. insanların birbirlerine sonsuza dek yabancı kalacaklarını, kimsenin kimseyi gerçekten tanıyamayacağını, annemizin karanlık rahmine hapsolarak hayata onun yüzünü görmeden geldiğimizi, onun koluna bir yabancı olarak verildiğimizi ve kaçılamaz varoluş hapishanesinde sıkışıp kaldığımızı, hangi kol bizi tutarsa tutsun, hangi dudaklar bizi öperse öpsün, hangi kalp bizi ısıtırsa ısıtsın asla kaçamayacağımızı biliyordu'' Başkalarının gözünde var olmak başlığının altında insanların var olduklarını hissedebilmek için, başkaları tarafından görülmeye ihtiyaç duyduğu söylenir. hatta kimi insanlar yalnızken var olmadığını bile düşünür. bazı insanlar öldükten çok çok sonra bile uzun süreler hatırlanmak için
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 19991,173 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·1062 syf.··
Beğendi
·
2021 159. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 18:35
Tolstoy yazarken sıkıldığı, yer yer zorlandığı romanı bitirdiğinde, mürekkep hokkasının içinde vücudundan etler bıraktığını söylüyor. Belki de onu bu kadar zorlayan Anna’yı öldürmek zorunda kalmasıydı. Karısı Sofya, “Eğer Tolstoy, kadınları yazdığı kadar iyi tanımış olsaydı, onunla çok mutlu bir hayatımız olurdu,” diyor güncesinde. Tolstoy’un anlaşılmayı bekleyen bir kadınla evliliği, bir ömür sürmesi, onun da evliliğinde mutlu olmadığını gösteriyor. Nitekim evden kaçıp bir demiryolu bekçisinin kulübesinde ölmeden önce, karısının görüşmek için yalvarmasına rağmen onu yanına kabul etmedi. Mutlu bir evliliğin geldiği nokta bu olmasa gerek. Dostoyevski için Anna Karenina, “Çağımızın Avrupa edebiyatındaki benzerlerinden hiçbirisinin, kendisiyle boy ölçüşemeyeceği kadar kusursuz, mükemmel ve ölümsüz bir sanat eseridir.” Orhan Pamuk, Okuduğum en mükemmel, en kusursuz, en derin ve en zengin roman, diyor. En çok yabancı dile çevrilen kitaplardandır Anna Karenina. Time dergisinin yüz yirmi beş çağdaş yazar arasında yaptığı ankete göre dünyanın en iyi romanıdır. Anna, tanıdığım en cesur kadındır.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
10/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 04:32
''Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum.'' Hayatımda okuduğum en güzel iki aşk romanından biri bu kitap. Füsun ve Kemal'in aşkı o kadar etkilemişti ki beni kitabın içinde Kemal'in gezdiği tüm müzeleri kendim gezmeye başladım. Baktığım her şeye aşkla bakmak aşkla görmek istedim. Şu an bahsederken bile içimde o kadar büyük bir duygu yoğunluğu oluşuyor ki gözlerim doluyor. Bir yazarın okuyucuya bu denli yoğun duygular hissettirebilmesi çok çok büyük bir başarı. Okumanızı tavsiye ediyorum çok yoğun duygularla
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,6bin okunma
Puan vermedi·331 syf.··
2020 2. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2020 12:43
Konu bakımından etkileyici bir yapıt olmasına rağmen yazarın noktalama işaretinden habersiz şekilde sayfanın başından sonuna doğru tüm cümleleri virgülle birleştirmiş olması okunmayı epey bir zorlaştırıyor. Körlüğün bulaşıcı olmasının ne kadar zor ve hayata ayak uydurmakta imkansız bir durum olduğunu gayet güzel anlatmış. Size tavsiyem bu kitabı covid-19 döneminde okumayın. Yeterince distopik bir ortamda yaşarken kitabın içerisinde tekrar distopik olaylar yaşamak kötü hissettirebilir.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma
10/10
·508 syf.··
2020 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2020 15:38
Bir ada hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden, arta kalan insanların Yunanistan'a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut dörtlemenin baş kahramanıdır. Karıncanın su içtiği, beklemenin ve sabrın romanıdır. Savaştan dönmeyen yakınlarını bekleyen kadınların, yurduna dönmeyi bekleyen sürgünlerin, denizi bekleyen balıkçıların, aşkı bekleyen yüreklerin sonsuz bir sabırla hayata duydukları inanç, adanın doğasına, insanlarına duyulan sevgiyle aydınlanır.
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma