— En kötüsü bu zaten. Daha geç kalmadan kendine gel. Henüz vakit var. Gençsin, güzelsin; birisini sevip evlenebilir, mesut olursun...
Lafımı ağzıma tıkarcasına sert bir sesle kestirip attı:
— Her evlenen mesut olmaz!
Bazen yüreğimin ta derinlerine zehir gibi acı veren bir düşünce saplanıyordu: Aradan on, yirmi, hatta kırk yıl geçse bile yaşamımın bu en iğrenç, en gülünç, en korkunç dakikalarını nefretle, iğrenerek anımsayacaktım. Kendimi bile isteye bundan daha acımasızca, daha fazla aşağılamam mümkün değildi...