Oysa sevgiyi hep eşitlik terimleri içerisinde düşünür,tasarlar, düşleriz. Bencil, tekelci duygularla bu eşitliği biz altüst ettiğimiz zaman bile karşımızdakinin her hatasını bu eşitliği bozan bir davranış diye görüp mutsuzluklara düşmez miyiz? Haksızlığa bozulmak, temelde eşitliğe inanmak değil mi?
Garip değil mi yaşamımızı nasıl kurduğumuz? Bir iplik parçası, bir çivi, bir mantar, bir kağıt, bir paçavra, biraz toz, biraz hiç...
Bir araya gelir bunlar " bir yaşam" olur