Ey Emîrler, Devlet Reisleri ve Din Kardeşlerim!
"Cennet kapınıza geldi!" diye cihâda çağıran ses hâlâ kapı kapı dolaşıp bağırmakta. Uyanalım ve idrâkimizi saran dört duvar arasından fırlayıp savaşa koşalım. Amma belimize asılı kılıcı kınından çıkararak değil.. Bir bakıma o devirler uzaklardadır. Uyanık bir gönül, uyanık bir kafa ile ileri atılıp, garba kaptırdığımız ilim meşalesini, şarkın hikmet ve irfânı ile zenginleştirerek yeniden elimize alalım.
Esâsen garba hayran olanlar, onu üstünkörü tanıyanlardır. İç yüzünü bilenler ise ihtişamlı manzarasının altında bir canavarın gizli olduğunu görerek ona yanaşmaktan korkup kaçarlar.
Bugün dünya gençliği bir serseri mayın halindedir. İşte, buz dağlarına çarpıp iç bünyesi parçalandığı için, meselesi, gayesi, imânı da parçalanıp kaybolmuş, onun için de, sahte heyecanların peşine takılmış, gayesizliği gaye haline getirerek âvâreleşmiştir. Şu halde modern cemiyetin fesat ve kargaşalıklar içinde oluşunun başlıca sebebi, alaka ve dikkatini sadece dış bünyesine çevirip iç dünyasını ihmal etmiş olmasıyla sosyal ve kozmik aleme intibaksızlık, ona bol bol elde ettiği teknik imkanlara rağmen mesut edememektedir.