Bana dünyada ne yer kaldı, emin ol, ne de yar;
Ararım göçmek için başka zemin, başka diyar.
Bunalan ruhuma ister bir uzun boylu sefer;
Yaşamaktan ne çıkar, günlerim oldukça heder
Bir Güler çehre sezip güldüğü yoktur yüzümün;
Geceden farkını görmüş değilim gündüzümün.
Seneler var ki harab olmadığım gün bilmem;
- Bizi hayat uyutuyor, ölüm uyandırıyormuş... Varlıkla yokluk birbirini gerektiren şeylerdir. Varlık olmasa yokluk nasıl belli olabilir? Hayatla ölüm de bu karşılaştırmaya girer. Biz insanlar bir varmış, bir yokmuş oluyoruz. Kainatın terazisinde varlık olumlu kefeyi, yokluk olumsuz kefeyi gösteriyor. Varlıkla yokluğun bu ezeli dengesi, zihinlere şaşkınlık veriyor. Çünkü bütün varlıklar genel dengeyle kararlaşmıştır. Bu kural dışında bir zerre yoktur. Yokluğun varlığı karşılamasını düşün...
Sonra vücud-ı elfaz, adem-i mana olursa... Bundan ne anlarsın?
Selami yaratılış olarak üstün zekâlı ise de bu zekâsını yararlı yönde kullanabilmekten âcizdir. Çünkü dünyada bilime, sanata dair her ne varsa bunların cümlesine birer kere heves etmiş, hepsinden de ikişer günde usanmıştır. Bu tür zekâdan ne sahibi ve ne de insanlık istifade edebilir. Kadınlar bile bunları "şıp sevdi, şıp usandı" diye dikkate almazlar. Buffon'un "Le génie n'est qu'une longue patien- ce" (Deha denilen şey tükenmez bir sabırdan ibarettir) sözü,en çok dikkate alınması gereken doğru sözlerdendir. Bu sözün özüne bakılırsa her şeyin başarısını sağlayan sabırdır. Usanç tabiatlı olanlar, ne kadar cin fikirli ve şeytan olsalar, yine de araştırma ve çalışmalarının meyvesi olarak ortaya tam bir şey koyamazlar.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Yayınları·Kitabı okudu
Gördüm asırların ırmak gibi aktığını. Ama sular aksa da görürüm ben suyu değil, ırmağı. Çünkü bilirim akıcı değil, durağındır zaman. Bir tek umutsuzlar şikayetçidir bundan. Bilirim ibaret olduğumu, yalnızca bir taş parçasından. Ve taşlar konuşmazlar her şeyi bilirler de ondan.