"Ama gökyüzünde görkemli bir şenliğin hazırlığı var. Birazdan güneş kat kat eteğindeki renkleri ortalığa saçacak. Şeftaliler morlara, pembeler sarılara karışacak. Cümbüşü kaçırmak istemeyen kediler uykularından uyanıp tatlı tatlı gerinecek. Köpekler kuyruklarını iki yana sallayıp uluyarak selam verecek. Kaplumbağalar kabuklarından çıkacak, kelebekler kozalarını yırtacak, dünya kara yorganını üstünden sıyırıp aydınlık heveslere uyanacak. Küçük telaşları, korkuları ve sevinçleriyle ama en çok hevesleriyle, tazecik hevesleriyle yeni bir gün başlayacak."
"Yaşadığı ülkede bambaşka bir hayat sürüyor da olsa herhalde yıllar önce ayrıldığı memleketinde bekâretin testine ambulanslarla cayır cayır öterek gidilecek derecede acil ve elzem bir şey, bir tür hayat memat meselesi olduğuna inanıyor ya da öyle sanıp endişelenmemi istiyordu.’’
"Birden anladım. Onca yol yürümemize rağmen nasılsa yine aynı yerlerden geçip aynı yere gelmiştik. Yol bizi taşımış durmuş fakat hiçbir yere götürmemişti."
"Katı olan her şey buharlaşıyor, hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa çıkıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz. Daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle yaşamaya devam ediyoruz."