... Artık bütün insanlık soyu için de, kendi mutluluğumuz için de büyük fedakarlıklara girişemiyoruz çünkü mutluluğun imkansız olduğunu öğrendik; böylece, tıpkı dedelerimizin bir aldanıştan başka bir aldanışa sürüklenişleri gibi biz de bir şüpheden öbürüne kayıtsızca geçiyoruz. Ama bizde ne onların umutları var ne de insanla ya da kaderle yapılan savaşta duyulan o belirsiz ama tadına doyulmaz heyecan.