Bizim kültürümüzde, eğitim daha çok kendiliğindenliğin
ortadan kalkması ve kişinin kendinden kaynaklanan özgün ruhsal edimlerinin yerine dışardan zorla benimsetilen duygu, düşünce ve arzuların konulmasıyla sonuçlanır.
Düşüncelerimizi ifade etme hakkı, ancak ve ancak, kendimize ait düşüncelere sahip olabilmemiz halinde bir anlam taşır ;
dış yetkeden bağımsız olmak, ancak ve ancak içsel ruhbilimsel koşulların, kendi bireyselliğimizi kurmamızı olası kılması halinde uzun süreli bir kazanç sayılabilir.
FAŞİZM; bireyin özünün güçsüzleştitilip ,önemsizleştirildiği toplumlarda yükselir. Kendine yabancılaşan birey, acımasız faşist simgede kendi korkak benliğini telafi eder.