"Sabahın toprakta bıraktığı izlere benzer kağıt üzerindeki satırlar. Yaşamın her şeyi kaplaması gibi, 'Yaşamak' da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla..."
Kitabın arkasında yazan bu cümle her şeyi açıklıyor aslında. Başından sonuna hayatın içindeki çoğu şeyi kapsayan dokunaklı bir kitaptı. Yazarın dili ve anlatımı sayesinde de su gibi akıp gitti.
Kitapta bana en iyi ulaşan karakterler Youqing ve Fengxia oldu. Youqing küçücük bedeninde taşıdığı kocaman sevgisi ve şefkati, Fengxia'nın dile getiremeyip sonsuz bir şekilde gösterdiği sevgisi,merhameti beni en çok etkileyen şeyler oldu. Youqing'in koşarken elinde tuttuğu bir çift ayakkabısını da Fenqxia'nın ailesiyle olan bağını da bu kitaba dönüp baktığımda hatırlayacağım.
Uzun bir okuma yolculuğunun ardından Anna Karenina da bitti.
Kitapta üç ilişki üzerinde duruluyor : Anna Karenina ve Vronskiy, Kiti ve Levin, Dolly ve Stiva.
Anna'nın başından sonuna tutku uğruna kendini nasıl bir çıkmaza uğrattığını görüyoruz bana kalırsa.Anna karakteri baştan sona sadakatsiz,bencil ve saplantılı. Sonuna da üzüldüğümü söyleyemeyeceğim. Kiti ve Levin'in anlatıldığı kısımları okumak benim için daha büyük bir zevkti.Levin karakteri kitabın başından sonuna kadar ruhsal gelişim,değişim içindeydi. Dünyadaki yerini hak etmekle yükümlü olduğunu düşünen bir karakterdi Levin. Her bir karakter ince ince işlendiği için karakterlerle empati kurabilmek, onları içselleştirebilmek çok kolay. Kendinizi biranda 19. yüzyıl Rusyasında yaşayan üst tabakada bulabiliyorsunuz .
Tolstoy'un her kitabında olduğu gibi Anna Kareninada da konuyu ele alışı,işleyişi insanı gerçekten büyülüyor. Basit ve sade anlatımı sayesinde 1062 gibi sayfa sayısı bile insanı bunaltmıyor.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma