Deyra

Deyra
@Deyrasal
SENTOR
Dünyanın tavrı değişmiş ve zulüm görüp kovalanmaya başlayan sentor kaçıp saklanmaya mecbur kalmıştı. Başka varlıklar da aynı kaderi paylaşmışlardı: tek boynuzlu at, chimeralar, kurt adamlar, keçi ayaklı adamlar, boyları köpekten küçük, ama tilkiden büyük olan karıncalar. Bu halk on insan nesli boyunca insanlardan uzakta, terk edilmiş topraklarda yaşamıştı. Fakat zaman geçtikçe terk edilmiş topraklarda yaşamak da imkânsızlaşmış ve bu varlıklar dört bir yana dağılmıştı.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sandalye
Biz insanlar, doğamız gereği ölümlü yaratıklar olmamıza rağmen, ölümün kovanına çomak sokmadan duramayız. Bu bizim için adeta bir onur meselesidir: Mücadele etmeden teslim olsak, hemencecik pes etsek yaşamanın ne anlamı kalır ki? Giyotin kimin kafasını keser? Altına boynunu uzatan mahkûmun. Idam mangasının mermileri kimin göğsünü deler geçer? Karşılarına dikilen kişinin. Ölüm, tıpkı doğruluğu kanıtlanabilen bir matematik formülü gibi kendine has, tuhaf bir güzelliğe sahiptir; iki noktanın ara sındaki en kısa mesafe basit bir çizgi olsa bile cetvelimiz yeterli uzunlukta değilse işler zora biner.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Sandalye
Sandalye devrilmesine devriliyor, buna artık şüphe yok, ancak bizim tek isteğimiz devrilme ânını yaşamak ve artık engellenemeyecek aşamaya gelen ve zaten bizim de engellemeye niyetli olmadığımız bu devrilmeyi izlerken gördüklerimizi kafamızın içinde sürekli başa sarıp yeniden izleyebiliriz; bunu devrilmenin sonunu görmekten korktuğumuz için değil, vecde gelmek, biraz da tanrıcılık oynamak için yaparız, zaten ilahi meselelere böyle yaklaşmak en sağlıklısıdır. Mümkünse Avilalı Azize Teresa ve bir sözlük yardımıyla vecit sözcüğünün kalbi ve ruhu temiz olanların hissettikleri doğa üstü keyif anlamına geldiğini öğrenelim.Sandalyenin devrilmesini izlerken içimizde bu keyfi hissetmememiz imkânsız. zira izleyiciler olarak bu devrilmeyi önleyecek herhangi bir şey yapmıyoruz ve yapmayacağız. Insan ruhunun varlığı kimileri tarafından çeşitli yollarla kanıtlanmışsa bize de bu ruhun keyfini çıkarmak düşer..
Sayfa 15·Kitabı okudu
"Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa, çekiç darbelerini nasıl soğumadan indirmek gerekiyorsa, her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu. O anı geçirince söz soğuyor, katılaşıyor, insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu."
Savaş
"Aynı göğün altında yaşıyorsunuz, savaş neyinize gerek? Ben toprağım, bana bakın! Ben herbiriniz için aynıyım ve siz de benim gözümde eşitsiniz. Benim için önemli olan sizin sözleriniz değildir. Ben sizin dostluğunuza muhtacım. çalışmanıza, beni işlemenize! Saban izine bir çekirdek, bir tohum tanesi atın, size yüz katını vereyim, küçük bir fidan dikin kocaman bir çınar vereyim! Evler kurun, temel olayım! Üreyin, çoğalın, hepinize güzel bir barınak olayım! Derinim, yükseğim, büyüğüm, ucum bucağım da yok. hepinize yeterim ben..."