1918 Aralık’ında bütün ekonomi, bütün iç ve dış ticaret, bakkallara kadar çarşılarımız, kadrolarında bir tek Türk bulunmayan banka ve imtiyazlar, şirketler, hepsi Hristiyan, Yahudi veya ecnebiydi. Su, ışık, gaz, her türlü ulaştırma, telefon, rıhtımlar ve limanlar, fenerler hepsi yabancıların elindeydi. Türk halk yığınları medrese eğitimi altında, vicdan ve kafa karanlığı içindeydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan aslını unutmamalıdır. Bakın bu çay bile aslının göl olduğunu unutmuyor.Suları bir göl suyu gibi ılık ve sessiz.Sanki bir göl gibi sakin, sanki bir göl gibi akmıyor. Tabiat bile aslını unutmuyor, aslından kendisinde bir şeyler saklıyor.
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Önümüzde hayat… Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.
Sayfa 1 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Biz birinci Dünya Harbi’ne hırs değil, cahillik yüzünden girmişizdir.
Almanlara satılmamışızdır. İttihatçılar vatan satıcısı değil idiler. Liderlerinin hepsi parasız ve yardımsız,düşman kurşunları altında can vermişlerdir.
Fakat bir umumi dünya görüşünden, realiteleri elde tutarak ve karşılaştırarak uzun vadeli hesaplar yapmak ve hükümler çıkarmak gücünden,yetkisinden yoksun idiler.