"Dostum," dedim, "insanlar hep aynıdır. Zihinsel güçleri ne kadar kuvvetli olursa olsun, tutku'ya kapıldık larında ve kendilerini bir çıkmazda hissettiklerinde, ellerinden pek bir şey gelmez.
"Hiçbir şeyi istememek. Bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek. Başıboş gezip, uyumak. Kalabalıkların sokakların seni sürüklemesine müsaade etmek. Su oluklarını, çitleri, akan suyu takip etmek. Zaman geçirmek. Arzulamamak, alınmamak ya da isyan etmemek."
Tüm bilge profesörler ve doktorlar, çocukların arzularının nedenini anlayamadıklarını söyler. Oysa bu dünyada yetişkinler de çocuklar gibi davranmaktadır. Nereden gelip nereye gittiklerini bilmeden, kendi fikirlerini pek az kullanarak, bir bisküvi, şekerleme ya da bir sopayla güdülenirler. Kimse bunu kabul etmek istemez ama ben yine de çok belirgin olduğunu düşünüyorum.