Eleştirisini o kitabın uzunluğu kadar yazabileceğim tek kitaptır sanırım. Zamanım olsa şu an buraya da çok yazardım çünkü hak ettiği övgüyü bol bol bahşetmek istiyorum. Khaled Hosseini en sevdiğim ikinci yazar. Dört kitabını da okudum, etkilerini yıllarca üstümden, hafızamdan atamadım ve atmak gibi de bir niyetim yok. İlk iki romanına göre çoğunun da dediği gibi revaçta olmadı.
Ama benim enn sevdiğim 'şah'eseri bu oldu. Ve (eğer dualarım kabul olur da) bir iki eser daha yazana dek değişmeyecek. O kadar seviyorum ki kitabı başyapıt benim için. Yanına tek bir kitap al deseler bunu alır yudumlaya yudumlaya okurum. Bunlar öznel, eğer ki okuyup da etkilenmezseniz bilemem ama yazar en iyi kurgu örgüsünü burda yapmış.
İlk okuduğumdan beri hayranım zekasına. Bu nasıl bir olay örgüsü, bu nasıl bir bağlama yeteneği. Ve ilk kez bir kitabın ilk bölümünde bir buçuk saatlik bir film izlemişim gibi ağlamıştım. O kadar tuhaf ki, arada ilk bölümünü okuyasım gelir okurum ve her seferinde gözyaşı. Ordaki masal benim için yüzlerce kitaba eşdeğer.
İnsanlar kitabın kurgu düzenini karmaşık olarak görüyor. İlk kez Khaled Hosseini okuyorsanız normal ama onun zaman geçişleri kendine özgü (Christopher Nolan'ın Interstellar, Inception zaman geçişi gibi) Ve ben çok alıştım o yüzden de su gibi aktı sanırım. Tıpkı "The Prestige" filmindeki gibi dikkatli bakmanız gerekiyor zaten olaylar samimiyetle sizi içeri alıyor.
Beni en çok bağlayan kitabı başlatan ve bitiren karakterler. "Peri ve Abdullah" kurgudan öte. Onları çok fazla hissettim. Zaten yazar her kitabında birileriyle bağdaşmanızı öyle güzel sağlıyor ki. İlerde olur da kızım olsa Peri koyar mıydım diye düşündürdü beni :D
Kitabın burdaki kapak versiyonunda iki çocuk resmi koymuşlar ilk okuduğumda çok büyük değildim ve kafamda