Diana Murphy

Diana Murphy
@DianaMurphy
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
Kitabın hikayesi çok hoş fakat içinde konuyla alakasız yerler de vardı. Yani zorlama kısımlar. Yazarın, Süleyman reisi neden eşcinsel yaptığını merak ediyorum. Kişisel bir şeyle mi yoksa toplumsal bir baskının sonucu mu? İki türlü de kötü, keşke Süleyman reis eşcinsel olmasaydı, yani en kötü sarhoş, kumarbaz olsaydı. Çünkü okurken iğrendim. Peri ile Abdullah'ın bulunduğu kısımlar çok az ve tekrar buluşmalarında Abdullah'ın da Peri'yi hissetmesini beklerdim. Kitapta en sevdiğim bölüm Nila Wahdati ile bir lavuğun yaptığı röportajdı. Aşırı gerçekçiydi ve çok hoştu diyaloglar. Kitabı ne öneriyorum ne önermiyorum, okuyup okumamak size kalmış, çünkü okuyup da beğenmezseniz bana söversiniz belki, bu riske giremem.
Ve Dağlar Yankılandı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma
Diana Murphy
Süleyman konusunda haklısın ve son dediğindeki gibi bu romanı niyeyse çok sevilmiyor
Ve Dağlar Yankılandı
10/10
·410 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Eleştirisini o kitabın uzunluğu kadar yazabileceğim tek kitaptır sanırım. Zamanım olsa şu an buraya da çok yazardım çünkü hak ettiği övgüyü bol bol bahşetmek istiyorum. Khaled Hosseini en sevdiğim ikinci yazar. Dört kitabını da okudum, etkilerini yıllarca üstümden, hafızamdan atamadım ve atmak gibi de bir niyetim yok. İlk iki romanına göre çoğunun da dediği gibi revaçta olmadı. Ama benim enn sevdiğim 'şah'eseri bu oldu. Ve (eğer dualarım kabul olur da) bir iki eser daha yazana dek değişmeyecek. O kadar seviyorum ki kitabı başyapıt benim için. Yanına tek bir kitap al deseler bunu alır yudumlaya yudumlaya okurum. Bunlar öznel, eğer ki okuyup da etkilenmezseniz bilemem ama yazar en iyi kurgu örgüsünü burda yapmış. İlk okuduğumdan beri hayranım zekasına. Bu nasıl bir olay örgüsü, bu nasıl bir bağlama yeteneği. Ve ilk kez bir kitabın ilk bölümünde bir buçuk saatlik bir film izlemişim gibi ağlamıştım. O kadar tuhaf ki, arada ilk bölümünü okuyasım gelir okurum ve her seferinde gözyaşı. Ordaki masal benim için yüzlerce kitaba eşdeğer. İnsanlar kitabın kurgu düzenini karmaşık olarak görüyor. İlk kez Khaled Hosseini okuyorsanız normal ama onun zaman geçişleri kendine özgü (Christopher Nolan'ın Interstellar, Inception zaman geçişi gibi) Ve ben çok alıştım o yüzden de su gibi aktı sanırım. Tıpkı "The Prestige" filmindeki gibi dikkatli bakmanız gerekiyor zaten olaylar samimiyetle sizi içeri alıyor. Beni en çok bağlayan kitabı başlatan ve bitiren karakterler. "Peri ve Abdullah" kurgudan öte. Onları çok fazla hissettim. Zaten yazar her kitabında birileriyle bağdaşmanızı öyle güzel sağlıyor ki. İlerde olur da kızım olsa Peri koyar mıydım diye düşündürdü beni :D Kitabın burdaki kapak versiyonunda iki çocuk resmi koymuşlar ilk okuduğumda çok büyük değildim ve kafamda
1000Kitap
Ve Dağlar YankılandıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 202242bin okunma
Diana Murphy
Zamanım yoktu, feda ettim. Olsun hak ediyor az bile
☆yazarlara cocugumu emanet eder miydim 3☆
☆yazarlara cocugumu emanet eder miydim 3☆ baya uzun oldu bu seferki ya, sıkılmayın lutfen 😔😔 Nazım Hikmet Ran Şimdi. Bu adam hakkında düşüncelerim çok net, şiirlerini seviyorum kendisini sevmiyorum. Yıl 1930, Nazım Hikmet Piraye Altınoğlu ile tanışıyor. Kendisi iki çocuğu olan evli bir kadın bu arada, ama kocası ülke dışında o sıralar. İkisi tanıştıktan sonra Piraye kocasından ayrılıyor ve Nazım'la oluyor. Üç yıl böyle gayet güzel geçiyor ama sonrasında, 1933 yılında Nazım Hikmet siyasi sebeplerden hapse giriyor. Piraye Nazım'a çok âşık, iki çocuğu olmasına ve o dönemde geçim sıkıntısı çekmesine rağmen onu bekleyeceğine söz veriyor. Birbirlerine sayısız mektup yazıyorlar, Nazım her mektubunda Piraye'ye ne kadar âşık olduğundan bahsedip duruyor. 1948 yılına kadar. 1948 yılında Nazım, hapishanede kendisini görmeye gelen, kendisinden 16 yaş küçük dayısının kızı Münevver’e "âşık" oluyor. Kendisini yıllardır bekleyen Piraye'den tek bir mektupla ayrılıyor.(bkz:#250851147) Kendisini yıllardır bekleyen, iki çocukla birlikte yoksullukla boğuşan o kadını tek bir mektupla kahrediyor. Piraye gayet iyi tanıyor Nazım'ı, hayatında bir kadın olduğunu da anlıyor haliyle. Kadını deli gibi merak etse de boşanmayı kabul ediyor. Biraz da Münevver'den bahsedeyim şimdi, 1930'lu yıllarda Nazım'a karşı bir hayranlık beslese de karşılık bulamadığı için hislerini içine gömmüş bir kadın kendisi. Ve tahmin edin ne oldu? Münevver evli. Nazım af çıkması umuduyla Münevver'i boşanmaya ikna ediyor. Planlarına göre Nazım Cumhuriyet'in 15. yılıyla birlikte doğan afla dışarı çıkacak, Münevver de bu sırada kocasından boşanacak ve evlenecekler. Ama oh olsun ki af falan çıkmıyor, Münevver Nazım'ın çıkacağı olmadığını anladığında kocasından boşanmaktan vazgeçiyor ve Nazım'ı terk ediyor.
1000Kitap
Diana Murphy
lewis carroll'un sapık iddiasını öğrettiğin için teşekkürler. En başta güzel gidiyordu buluşlarını sevdim ama sonra pisliğin teki çıktı. Papaz da olamazmış zaten, tam hastalıklı. Ayrıca Nazım Hikmet'in bazı şiirlerini etkileyici bulurum ilişki dünyasının kaotik olduğunu biliyordum ama etraflıca araştırmamıştım. Haysiyetsizliğini bu kadar detaylı öğrenmek sinir etti. Keşke etrafındaki kadınlar da karşılarındakinin ne kadar maymun iştahlı olduğunu görüp vazgeçselermiş. Münevver'in eşine acıdım yedekte bekletilmek...yıllarca...